"Bir vakte erdi ki bizim günümüz
Yiğit belli değil mert belli değil
Herkes yarasına merhem arıyor
Deva belli değil dert belli değil" (Ruhsati)
"Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü;
akıl çağıydı, budalalık çağıydı;
inanç çağıydı, kuşku çağıydı;
ışık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi;
umut baharıydı, üzüntü kışıydı;
önümüzde her şey vardı; önümüzde hiçbir şey yoktu;
hepimiz dosdoğru cennete gidecektik, hepimiz dosdoğru öbür tarafa gidecektik...
Kısacası,
devir öylesine şimdikine benziyordu ki..."
Charles Dıckens "İki Şehrin Hikayesi" adlı eserine böyle başlar. "İki şehir" Londra ve Paris'tir. Olaylar bu iki şehirde yaşayan insanlarla ilgilidir. 1789 Fransız Devrimi öncesi ve sonraki zaman dilimini kapsar.On sekizinci yüzyıldır sözü edilen devir.
Fransız İhtilali "Yeni Çağ"ın sonunu, "Yakın Çağ"ın başlangıcını getirmiştir tüm dünya düzenine...
Sevgili Günlüğüm,
Yıl 2018, 5 Ocak 2018.
Ülkemizde, bölgemizde, dünyada akıl dışı olaylar yaşanıyor yine...
Türkiye'de Diyanet İşleri, utanmadan sıkılmadan "dokuz yaşında kız çocuğu evlenebilir! çocuk doğurabilir! " diyor, diyebiliyor... Sakallı cübbeli birileri çıkıp baba kızına, oğul annesine, kardeş kardeşe, akraba akrabaya şehvet duyabilir diyor, diyebiliyor... Hatta işi öylesine azıtıp sakalsız erkeklere karşı şehvet duyabileceklerini itiraf eder duruma geliyorlar... Ortalık toz duman...
Çocuk tecavüzleri sıradan olaymış gibi sunuluyor. Aileden 'sorunlu' bakan 'bir kereden bir şey olmaz!' diyecek kadar sapıtıyor.
Din adına kadınlar aşağılanıyor, eve kapatılmak isteniyor, dayak erkeğin hakkı, dayak yemek kadının göreviymiş gibi sunuluyor. Ve bu söylemler yüzünden kadınlar öldürülüyor, çocuklar öldürülüyor...
Hırsızlık, rüşvet, karapara aklama konusunda yaşanan utanmazlıklar dünya mahkemelerinde anlatılıyor, bakanlar suçlanıyor. Halk bilmesin halk görmesin halk fark etmesin diye olağanüstü korku imparatorluğunda saltanat sürülmeye çalışılıyor.
Her konuda aldatıldığını söyleyen kişiler en etkili ve yetkili makamları işgal ediyor. "Yurtta savaş dünyada savaş" dercesine düşmanlıkları körüklüyorlar. Öyle büyük hatalar, öyle büyük suçlar işlendiler ki düştüklerinde yargılanacaklarını biliyorlar ve düşmemek için her şeyi ama her şeyi yapabilecek çıkmazın içine saplandılar. Çırpındıkça batıyorlar, battıkça ülkeyi de batırıyorlar.
"Eş başkanım!" , "Açılım!" , "Ne istediniz de vermedim!"... "Aldatıldım"
Sevgili Günlük, bak nereden nereye geldim... Aslında ben bir tanecik torunum Ela'dan söz edecektim.
Ela'mız 31 Aralık 2018 tarihinde dokuz yaşına girdi... Ve son iki yıldır doğum gününde birlikte olamıyoruz.
yeni yılı kucaklamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni yılı kucaklamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ocak 2018 Cuma
1 Ocak 2013 Salı
UZAKLARDAKİ KIZIMA
"Benim güzelim,
benim ceylan bakışlım,
benim kafamın ateşi,
yüreğimdeki.
Mümkün mü şu anda rüzgar olmak, kuş olmak,
şu anda üç dört portakal almak, getirmek sana,
sana tuzlu badem,
kabak çekirdeği.
Şu anda hiçbir şey mümkün değil.
Şu anda mümkün ve güzel olan tek şey vardır:
Yanarak sevmek seni." (A.Kadir)
Şu anda saat bizde 01:25; sizin orada 17:25...
2013 yılına girdik biz; sizin yedi saatiniz var daha; hazırlık aşamasındasınız biliyorum. Kamerada konuşurken tutup elinden çekmek geçiyor içimden biliyor musun? Özlüyorum çok, tek tesellim eşinle birlikte gülümseyen gözlerini görmem bilgisayarın ekranından...
Sizi çok seviyoruz. Yeni yılınız kutlu olsun. Hep mutlu olun. Sağlıklı, başarılı...
2013 Yılının tüm insanlığa barış, sevgi, huzur getirmesini diliyorum...
28 Şubat 2012 Salı
HADİ KUCAKLA

"Ayakta kalabilmek için günde dört kez kucaklanmaya ihtiyacımız var. Başarılar elde edebilmek için günde sekiz kere kucaklanmaya ihtiyacımız var. Büyümek içinse günde on iki kez kucaklanmaya ihtiyacımız var."
Virginia Satir
29 Aralık 2011 Perşembe
TİTRERİİM

"Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:
-Tenimde bir yara işler gibisin.
Titrerim rüzgarlar zarar vermesin."
Ahmet Kutsi Tecer
Sevgili Günlüğüm, "Sehven" sözcüğünü ne çok duyduk şu son yıllarda...
Sehven insanlar ölüyor, sehven acılar çekiliyor, sehven sorular şifreleniyor, sehven telefonlar dinleniyor, sehven tutklanan insanlar oluyor, sehven tutuklanan insanlarımızın telefonlarına suç unsurları olabilecek kayıtlar düşülüyor, sehveh...
Yetmedi mi bu çılgınlık? Tir tir titriyoruz ulusça... Birileri bizimle dalga mı geçiyor?
Kim kime dum duma bir ülke mi olduk sonunda. Sınırlarımız yol geçen hanı mı? İstihbarat suçsuz insanları dinlemekten başka ne yapıyor?
Otuz beş insan yanlışlıkla nasıl öldürülür?
Ölenlere rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.
Bölünerek mi mutlu olacak bu ulus?
Etiketler:
çocuk büyütmek,
sehven,
terör,
yeni yıl,
yeni yılı kucaklamak
28 Aralık 2011 Çarşamba
YENİ YILI KUCAKLAMAK

2011 yılına veda etme zamanımız geldi...
Gitmeden önce ona çok teşekkür etmek istiyorum. Bu yıl mutluluktan uçtuğum, ayaklarımın yerden kesildiği nice güzellikleri yaşattı bana.
En önemlisi küçük kızımın yeni yaşamına sevdiğiyle birlikte yürümeye başladığı bir yıl olması...
Nişan:
Gerçek nikah:
Hepimiz oynadık:
Bu arada dört yıl önceki büyük kızımızın düğününü de hatırladık:
Elalı günlerimiz başladı. Artık Ela bazen bayram oldu, bazen tatil oldu, en çok da yeni yıl oldu bizim için. Üç yıl önce 31 Aralık 2008'de geldi baş köşeye kuruldu. Şimdi ne ki güzel, ne ki iyi, ne ki doğru yaşamımızdaki her mutlulukta bir parça Ela var...





Biz Yeni Yılı yani Ela'yı kucaklamaya gidiyoruz İstanbul'a. Sadece Ela'yı değil uzaktaki yakındaki tüm sevdiklerimizi yüreğimizle kucaklayacağız. Küçük kızımız ve damadımızı da içimizde götürüyoruz; çoook uzaklarda da olsalar yüreğimizin en güzel yerindeler, bizimleler, bizdeler...
Siz de sevdiklerinizi kucaklayın.
2012 Herkesin sevgiyle kucaklaştığı bir yıl olsun...
Etiketler:
2012,
düğün ve nikah,
Ela Yağmur,
günlük,
yeni yıl,
yeni yılı kucaklamak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)