29 Ocak 2020 Çarşamba

HAYIR DEMEDEN ÖNCE



ANNEDEN OĞLUNA
Bak oğlum sana ne diyeceğim:

Hayat bana kristal basamaklar sunmadı
Hatta yürüdüğüm yollar çivilerle doluydu
Ve tehlikeli sarkık dikiklerle
Ve kırık paramparça tahtalarla
Yerler halı kaplı da değildi
Çıplaktı
Ama biri sürekli tırmanıyordu
O da bendim
Varışlar gidişler
Köşeleri dönmeler
Bazen karanlık bölmeler
Işıksız hepten

İşte oğlum bu yüzden asla geri dönme yolundan

Bastığın yerlere de güvenme
Ne yumuşaklık bulmak kolay ne de dinginlik
Sakın düşme
Bana bak, ben hala ilerliyorum yolumda
Hala tırmanıyorum
Ve yaşam bana hala kristal basamaklar sunmuyor.

Langston Hughus

Sevgili Günlük,

Çocuklarımıza "hayır" demeden önce durup iyice düşünmemiz gerekiyor galiba. "Hayır"larımız çocuklarımızın geleceğine set çekmemeli.

Endişeleniyoruz onlar adına, evet ama, bu onların yapmak istediği her şeye düşünmeden karşı çıkmamıza neden olmamalı. Hedeflerine ulaşmaya çalışırken yollarına çıkacak sorunları dile getirmeliyiz. Vazgeçmiyorsa, kararlıysa elimizden gelen desteği vermeliyiz. Anneden Oğluna adlı şiir çok şey anlatmıyor mu?

Başarılar emeksiz gelmiyor...

2 yorum:

Can Uzunyol dedi ki...

Selamlar blogunuzu takipteyim sizde benim blogumu takip edip son yazıma yorum ayzarsanız çok ama çok mutlu olurum :)

Evren dedi ki...

Uzun zaman olmuştu ziyarete gelmeyeli. Emek harcanmadan ne gelen geliyor, ne de gidecek olan gidiyor. Emeğin kıymeti, ancak harcananın karşılığı elde edilince anlaşılıyor. Bazen hayır demek de bir emeğe katkı koyuyor. Boşa harcanıp heba olmasının önüne geçen deneyimler de emek kadar kıymetli, kulak kabartmayı, yürek ve akıl süzgecinden geçirmeyi de öğrenmek gerekiyor.

Sevgiyle...