31 Aralık 2017 Pazar

SEVGİLİ GÜNLÜK

26 Eylül 2013'te İstanbul'a taşındık biliyor musun? Bilemezsin, nereden bileceksin ki... Söylemedim, söyleyemedim; yazmadım, yazamadım. Ne zamanım ne de dermanım vardı aslında. Ahh günlüğüm ahhh! Bilsen neler neler yaşadık...                                               

Geldik 2017'nin son gününe... Bir yılı daha geride bırakıyoruz, karışık duygular içindeyim ne desem nereden başlasam?

Hani şair "Bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul'un..." diyor ya ben de bütün 'Onkoloji Hastane'lerini dolaştım hasta yakını olarak... Sağlık aradık. Doktorların kilitli ağızlarından çıkacak bir iki sözcükte umut aradık... 
Evet uğraşıyorlar, çabalıyorlar işleri çok zor biliyorum ama nedense hastaya da hasta yakınına da bilgi verme konusunda çok ketumlar. Ağızlarından kerpetenle dişlerini çekmek daha kolay sanki... Bence bu büyük bir eksiklik. Durum nedir tam olarak bilmiyorsunuz. Tahliller yapılıyor, tetkikler yapılıyor, kemoterapiye gidip geliyorsunuz ama gelişmelerden bihaber debelenip gidiyorsunuz. Ablam için çok koşturduk ama ne yazık ki onu kaybettik...

Geç kalmıştı, daha doğrusu teşhis geç konulmuştu. Bronşit denmiş, zatürre denmiş, ağrıyan kaslarına kas gevşetici verilmiş; ilaçlar ilaçlar ilaçlar... Veee en sonunda dördüncü evre kanser... Ankara günleri... Dr Abdurrahman Yurtarslan  Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Hacettepe Hastanesi... 
Hacettepe Hastanesi ne yazık ki eski Hacettepe değil. Oradaki doktorları,  hastanede kaldığımız servisteki görevlileri hiç iyi anımsamadığımı söylemeden geçemeyeceğim. Hatta Hacettepe acili de... Ancak haksızlık yapmak istemem, acilde o koşullarda bile çırpınan hastadan hastaya koşan genç doktorlar vardı elleri öpülesi...

Sonra İstanbul günleri başladı... Eylül 2013... Lütfü Kırdar Eğitim Araştırma Hastanesi... Ellerinden geleni yaptılar, ama...

Çok zor bir hastalık, geç kalmamak gerekiyor öncelikle, erken teşhis hayat kurtarıyor bunu unutmamak gerekiyor. Ancak aklımın bir ucunda hala kemoterapi yapılsın mı yapılmasın mı sorusunun yanıtı netleşmiş değil. Kemoterapi vücunun bağışıklık sistemini çökertiyor, hastayı perişan ediyor. Hasta yakını olarak çaresizce eşlik ediyorsunuz sadece... 

Bu konuda da doktorlara söyleyeceklerim var. Lütfen tedavi yöntemlerini kendi aranızda tartışınız, televizyonlara çıkıp güya bilimsel tartışma yapıyormuş gibi farklı görüşlerinizi dile getirerek tartışmayınız.  Kafası karışık, morali bozuk hastalara kötülük yapıyorsunuz farkında olarak ya da olmayarak... Ve hastalarınızla konuşunuz, bilgi veriniz... 

Ablamı kaybettik Sevgili Günlüğüm çok zor günlerdi bir bilsen. Ama ne yazık ki ikinci darbe on ay sonra geldi, kabus yeniden başladı. Bu kez de küçük kız kardeşime aynı teşhis konuldu. Ameliyat, kemoterapi günleri yeniden başladı. Neyse ki bu kez erken yakalanmıştı soysuz hastalık... Şimdi kemoterapi bitti çok şükür, dört ay sonra kontrolleri başladı. 

Bu günlük bu kadar yeter değil mi günlüğüm, yavaş yavaş normale dönüyoruz galiba... Suskunluğum çok uzun sürdü farkındayım. Elimde değildi inan...

Ha bu arada ülke durumunu hiç sorma. Sadece "kanserden beter"  dersem sen anlarsın değil mi?