GÜNLÜK
28 Kasım 1979
Zonguldak
Dün annemler telefon etmişlerdi, komşudan görüştük. Hatlar oldukça bozuktu, anlaşmamız çok güç oldu.
Anladığım kadarıyla kız kardeşim mezun olmuş, artık inşaat mühendisi o... Çok sevindim.
Ayrıca erkek kardeşimin de okulu bitmiş, yakında evlenecekmiş. Avukatlık mı yapsam, hakim mi olsam diye düşünüyormuş bu sıralar. Karar aşamasında anladığım kadarıyla.
Ev tutmuşlar, babam eşya için para göndermiş. Düğünü ocak ayında yapmayı planlıyorlarmış. Karda kışta zor olacak, ama hayırlısı olsun, dilerim çok mutlu olurlar...Hepsini çok seviyorum, özledim yine...
Bu sıra ne çok şey oluyor ülkemizde. Her gün birileri öldürülüyor, kahveler taranıyor neyi paylaşamıyorlar anlamıyorum ki? Abdi İpekçi'nin katili askeri cezaevinden kaçıyor! Bu nasıl iştir böyle?
Azınlık hükümeti var Demirel'in. MHP,MSP dışardan destekliyor güya... Bunların yapacağı işten ne hayır gelecekse artık! Erbakan ve arkadaşları 10 Kasım'da Anıtkabir'e bile gitmediler.
Geçenlerde bir akşam annemlere telefon gelmiş. Telefondaki ses, "Şehir sularına zehir katılmış, sakın içmeyin!" diyip kapatmış. Çok endişelenmişler, sonradan yalan olduğu anlaşılmış, ama herkes tedirginmiş.
Yatakları yere serip uyuyorlarmış çoğu kişi. Evler taranırsa diye... Nereye sürükleniyoruz anlamadım. Pek çok yerde sıkıyönetim var bir de...
Aslında her şey geçici; iyi ya da kötü her yaşam ölümle bitiyor; ama öldürülmeyi hiç kimse hak etmiyor. Kim dur diyecek bu kıyımlara?
Yeni yıl yaklaşıyor. Sanırım C...... larda toplanacağız yılbaşında... Çocuklar arkadaşlarıyla birlikte olunca çok seviniyorlar. Anaokulunda da yeni yıl eğlencesi yapılacak. Telaştayız anlayacağın. Heyecan şimdiden başladı bile...
Yavrum hayatından çok memnun. Öyle güzel büyüyor ki... Canım benim, seni çok seviyoruz...