ÖSS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÖSS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2010 Pazar

SEKSEN ÜÇÜNCÜ MEKTUP



14 EYLÜL 1975
ELAZIĞ





Sevgili A........'im,

Önce kalem için özür dileyeyim. Hemen arkasından da sevineceğini umduğum müjdeli bir haber vereyim. Biz çok sevindik. Kardeşim H..... Elazığ İnşaat Müh. Bölümünü kazandı. En yüksek puanı 438; en düşüğü de 400.

Öyle seviniyor ki sorma. Tam benim idealim diyip duruyor. "Artık A...... Eniştem'le de meslektaş olacağız." diyor. Burayı kazanması bizler için de iyi oldu. Hem madden hem de manen sıkıntı çekmemiş oluruz, gözümüzün önünde olur.

Mektubunu dün aldım. Bugün pazar, eylül sınavlarımız yarın başlıyor.

Nasılsın, umarım iyisindir. Benim günlerim bazen neşeli bazen de karamsar bir şekilde geçiyor. Aslına bakarsan günler geçmek bilmiyor ya da bana öyle geliyor! Fakat şöyle bir geriye bakınca da yılların çok çabuk geçtiğini farkediyor insan... Hatırlarsın, geçen yıl ramazanın ilk günü yaşantımızın en heyecanlı, en güzel, o derecede de mutlu olduğumuzu hissettiğimiz bir günü idi. Aradan tam bir yıl geçmiş, görüyorsun. Kim bilir daha nice yılları geride bırakacağız.

Biliyor musun şimdi tek dileğim bayramın bir an önce gelmesi! Bugüne değin inan hiçbir bayramın erken gelmesini , bu denli istememiştim...
Şu anda kulağıma güzel bir müzik sesi geliyor.

" Dertli ne ağlayıp gezersin burda
Ağlatırsa mevlam yine güldürür..."

Paylaşmak istedim...

Lice' de meydana gelen depreme çok üzüldük. Deprem Elazığ' ı da oldukça sarstı... Ben koltukta kitap okuyordum o an. Oturduğum koltuk inan iki yana epey sallandı. Hani canım sıkılınca , yaşamaktan bıktım diye düşünüyordum, ama o an hiç de öyle olmadığını anladım. Herkesle birlikte soluğu bahçede aldım! Çok da korktum, can tatlıymış...

İzmir ve Lice depremini karşılaştırıyorsun. Aynı şiddette ama hasar çok farklı , diyorsun. Bu çok normal değil mi? İzmir'e ya da Batı'ya harcanan paranın çok azı Lice'ye de ayrılmış olsaydı bu kadar insan belki de ölmeyecekti... Kayaların dibinde, bazıları kayalara zincirle bağlı evlerden daha fazlasını beklemek haksızlık olur. Zavallı Doğu Bölgemiz!.. Unutulmuş insanlarımız... Maalesef bu durum , politikacılarımızın aklına ancak seçimden seçime geliyor. Sonuç da böyle oluyor. Yazık!

Kardeşim N........'ın ne zaman oraya geleceği henüz belli değil. Eylül sınavları 25'inde başlıyor . Ondan sonra gelebileceğini sanmıyorum. Yine gelirse bayram sonrası tatillerin birinde olur ki sana bildiririm.
O da çalışmaya başladı. Malatya Kara Yollarında, tatil süresince...Sürveyan mı ne diyorlar yaptığı işe. Fazla işi yokmuş, ders de çalışabiliyormuş. Ankara'ya gitmesine de az kaldı. Ankara Hukuk'ta sınav dönemi başlayacak yakında.

Sizinkiler nasıl, sevgi ve selamlarımı ilet. Bizimkiler de iyi. Babam çalışıyor. Annem dişlerini yaptırıyor. Bu da oldukça sarstı annemi, çok da ağrıyormuş. Ablamın tayini Namık Kemal İlkokuluna oldu. Aile Parkının hemen arkası.. Güzel bir okul, sanırım rahat eder.

Başka, başka da yazacak yok sanırım. Sonlarken en güzel günlerin senin olmasını dilerim. Mektubunu geciktirmezsen sevinirim...

Selamlar, Sevgiler ...

N........

SEKSEN İKİNCİ MEKTUP



7 EYLÜL 1975
ZONGULDAK



Sevgilim,

Satırlarıma tüm mutlulukların senin olmasını dileyerek başlıyorum. Mektubundan, birtakım yan etkilerin moralin üzerinde olumsuzluklar yarattığı anlaşılıyor. Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki etkilenmemek olanaksız.

Bazen doğanın kendine ait kuralları vardır. Bu durumlar karşısında insanın elinden hiçbir şey gelmiyor. İnsanların bazıları yaşları itibariyle bunları daha metanetle karşılayabiliyor. Bir kısmı da henüz karşılayamıyor. Bizim yaşımızdakilerin de ölümü daha olgun bir durum içinde karşılaması gerekir.

Namık Kemal mi , Ziya Paşa mı hatırlayamayacağım , şöyle demiş:

"Yağmur yerine dür-ü güher yağsa semadan
Bahtsız olanın bağına bir katresi düşmez"

İşte bu bahtsız insanlar için çok şey söylemek geliyor içimden...

Şimdi dün akşamki deprem felaketi, birinci konu. TV'de 1970'ten sonraki depremleri saydı spiker... Ve o zaman anladım ki Doğu bölgemiz geri bırakılmışlıktan nasibini aldığı kadar , doğal felaketlerden de alıyor.

Hemen hemen İzmir'de olan depremle Diyarbakır , Lice'de olan depremlerin şiddeti aynı. İzmir'de 2 kişi ölürken Lice'de 1000 küsür kişi gidiyor. Bu arada sizlere de büyük geçmiş olsun. Az da olsa Elazığ'ı da sarstı bu deprem..

Sevgilim önerini kabul ediyorum, ramazanda 15 gün sen, 15 gün de ben oruç tutacağım. Anlaştık mı?

Valla bu Elazığ şehri ne biçim bir kent oldu , anlamadım. Bütün vukuatlar oradan çıkıyor. Sana benden tavsiye, öyle anlı şanlı bir adam geleceği zaman şehre falan inme... Yoksa kim vurduya gitmek var işin ucunda!

Eee nasıl gidiyor işler, sen hamaratsındır, bilirim. Şimdi bütün işleri bitirmişsindir ve dolayısıyla en kısa zamanda evlenebiliriz.

Kasımda askere gitmem şu anda % 80 ihtimal. Eğitim, yani talebelik 4 ay (ydsb), ondan sonra ver elini teğmenlik...

Ne sarar değil mi? Artık hiçbir engel kalmıyor ikimiz için... Hattızatında bizim şimdiye kadar evlenmemiz gerekirdi ya! Temmuz önerimi pek ciddiye almamandan böyle oldu. Gerçi o zaman ben de pek inanamıyordum ama....

Sevgilim, bugünlerde puanlar gelmeye başladı. H........ kaç puan aldı? Bana kalırsa 500 puanın altında puan aldıysa hava! Geçen seneyle bu sene arasında tam 100 puan fark var.

Aklıma yazacak başka bir şey gelmiyor. Satırlarıma son verirken sana ve ailene selamlar... Cevabını bekliyorum.

A............

Not: N.......buraya geleceği zaman bana haber versin, onu karşılayayım.
Sevgiler...