2 Aralık 2012 Pazar

BABALAR VE KIZLARI (İMZA KIZIN)

Canım babacığım, bugünlerde ilginç bir kıtap çıktı biliyor musun? Pek çok babaya kızları mektup yazdı ve onlar bir kitapta toplandı. Kitapçıları dolaştım henüz buraya gelmemiş, bazılarının haberi bile yok, duyurmuş oldum en azından. İnternetten alışverişi bilmiyorum ya da ne bileyim sıcak bakmadığım için çağdışı kaldım bu konuda, ama kitabı bir şekilde alacağım. Aldığım zaman bazı mektupları sana da okurum, istediklerini de sen okursun. Okumayı sevdiğini biliyorum ben. Günlük gazete okumayı senden öğrendim Hergün evimize gazete getirdiğin için çok teşekkür ederim. Bugün de aynı alışkanlığın devam ediyor. Seninle birlikteyken gazeteleri kağıt hışırtılarını da duyarak okuyorum hala...
İşte o kitap babacığım. En kısa zamanda alıp okuyacağım.

 Ben geç duydum, bu sıralar her şeye geç kalıyorum zaten. Hiçbir şeye yetişemiyorum. Koşturuyorum, ama ne kadarı başarılı oluyor bilmiyorum. Bazen iyilik yapayım derken yanlış yapıyorum, ya da ne bileyim yanlış anlaşılıyorum. Üzüyorum, üzdüğüm için çok çok üzülüyorum. Üzüldüğümü de kimselere söylemiyorum, söyleyemiyorum... Kimseler üzülmesin diye içimin derinliklerine gömüyorum... Yeni değil bu huyum aslında, ben hep böyleydim biliyor musun? Biliyorsun, biliyorsun... Beni hep sevdin, hep onayladın, hep anladın. Bu da benim en büyük huzurum, mutluluğum oldu. 

Seni çok seviyorum, iyi ki benim babamsın... Yarın geleceksin, kavuşacağız yeniden. Şimdi sevdiğin yemekleri geçiriyorum aklımdan, önce hangisini pişirsem derdindeyim. Seni rahat ettirmek için ne mümkünse onu yapacağız damadınla. Biliyorsun o da seni gerçekten çok seviyor. İyi ki, iyi ki...  Damadın olmasaydı da seni severdi biliyor musun? Bu senin başarın babacığım. Torunların da öyle...

Bu arada sana kızdığım anılarım da var. Hatırlar mısın bilmem. Orta okul, lise yıllarımda da geç saatlerde yatmayı severdim. Elimdeki kitap bitmeden uykum gelmezdi, dolayısıyla odamın ışığı geç saatlere kadar açık olurdu. Sen uyanır uyanır, "Hadi kızım yat artık!" uyarısında bulunurdun. Sonunda ben ışığı kapatır, perdeyi açardım. Elektrik direğinin ışığında kitabımı bitirirdim. Bazen gözyaşlarımın bugusunda yazıları göremezdim. Yok yok bu yaşlar roman kahramanlarının acılarıyla ilgiliydi, seninle değil...

Şimdi yine geç yatıyorum, gece okumayı-yazmayı seviyorum. Yine seni çok seviyorum, seviyorum, seviyorum...

Bu fotoğrafı Ankara'da senin 83. doğum gününde çektirmiştik.

 7O'li yıllarda yeni eteğime bakıp "Kızım boyu çok kısa değil mi?" uyarını hatırladım şimdi de. "Ama baba, arkadaşlarımın giydiklerini görmedin sen, benimki çok uzun kalıyor onlarınkinin yanında..." Yanıtım karşısında susmuş, bir şey söylememiştin. Bak şimdi zaman değişti. Artık bazı babalar ve özellikle de devlet baba(!) çok sert;  beş yaşında ilk okula başlattıkları çocukların kolsuz giyinmelerini yasaklıyor. Tek dert kılık kıyafetmiş gibi geldikleri günden beri kadınların ve kız çocuklarının giyim kuşamıyla uğraştılar. On yıl boyunca hep bu konuşuldu, hep bu tartışıldı. Hala ,akıllarınca,hepimizin başını örtmeye , çabalıyorlar. Bu arada devletin başına örülen çorapları gözden kaçırıyorlar, ya da öyle olduğunu sanıyorlar...

Akıl dağıtılırken neredeydiler bilen yok. 
 Kolsuz kıyafetime bakınca nerelere daldım yine, boşver sen bunları... 

Seksen üç yaşında da olsan sen benim için hala gençsin, hala çok güçlüsün, hala sığınacağım limansın canım babacığım.   

Kızın   

8 yorum:

biraydamasalı dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş.çok duygulandım:(yüreğinize sağlık.allah sağlıklı uzun ömür versin babacıklarımıza...sevgiler

Çınar dedi ki...


Çok duygulandım okurken. Artık çook uzaklarda bir yıldız olan Babacığım geldi aklıma.

Yarın dizinin dibine otur Babacığının o anlatsın sen dinle. Gözlerinin içinde olsun gözlerin, sevgisiyle ısıt yüreğini. Doya doya çek içine baba kokusunu. Ellerini tut sımsıkı. öp doyasıya. Bir kez de benim için öp ellerinden saygıyla.

Uzun sağlıklı yılları olsun Babacığının.


Sevgiler

laleninbahcesi dedi ki...

Dilekcim,bu yazını İmzakizin.com a göndermelisin... Kitapta yazısı olmayan ama babasına mektup yazmak isteyenlerin mektupları burada yayınlanıyor...

Her kızın babasına söyleyeceği bir söz var mutlaka...


Çook öpüyorum seni

Asis dedi ki...

Allah sağlıklı uzun ömürler versin. Ben yazdım ama okuyamadım babama hatta süpriz olsun diye söylemedim keşke söyleseydim. Kitap çıkmadan o sonsuzluğa gitti. Sevgilerimle

Elif'in Terazisi dedi ki...

Keşke duygularımı sizin kadar net ve güzel ifade edebilsem.
Biliyor musunuz, bu kitapta blogger arkadaşların da mektupları var.
Allah babanıza sağlıklı, huzurlu günler nasip etsin...

Mehmet Osman Çağlar dedi ki...

Çok güzel... ne mutlu size dost
yaşarken kıymetini bilebilmek...

RuYaYLa dedi ki...

Ağlaya ağlaya okudum aysemacım çok güzeldi...

Arzu Sarıyer dedi ki...

Sevgili Dilek ,ne güzel bir mektup bu çok duygulu...Sağlıklı uzun ömürler dilerim sevgili babacığına.Selam ve sevgiler.