16 Şubat 2012 Perşembe

AYRILIKLAR DA SEVDAYA DAHİL



Sabah babamın telaşlı sesiyle uyandım. Telefon dedi, koştum salona uykulu uykulu...

"Uyuyor musun?" eşimin capcanlı sesi... "Saat kaç?" "Dokuz buçuk..." Babamın endişeli bakışları arasında, " Bir şey mi oldu?" diyen benim uykulu, uyuşuk sesim. "Bugün ne?" "Aaaa evet ya!"

Çalışanlar için oldukça uygun bir saat dokuz buçuk, emekliler için değişik şeyler söylenebilir bu saat için. Burada yeni huy edindim. Çok erken uyanıyorum, biraz kitap okuyorum, bakıyorum babam uyuyor, ben de tekrar yatıyorum. Ve bu uyku beni dinlendirmiyor sersemletiyor.

Neyse 14 Şubat'a böyle uyandım. Şair ne demiş: "Ayrılıklar da sevdaya dahil." Attila İlhan mıydı bunu söyleyen? Evet evet oydu. Bir başkası: "Ayrılık yaman kelime..." Bir de "Ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı." Ve, "Ölüm ile ayrılığı tartmışlar yirmi dirhem fazla gelmiş ayrılık..." bunlar benim sevdiklerim.

Aslında ayrılıkla ilgili pek çok kişi pek çok yakınma cümleleri kurmuş, demek ki zor bir durum. Geçici ayrılıklar olsun diyelim biz yine de...

Biliyor musunuz "sevmek" belalı bir iş, çok zorluyor insanı. Sevmeyenler daha mı rahat yaşıyor nedir? "Sevgililer Günü" demişler adına ya bu sevgili sadece "yar" mı ola ki? "Yar yar seni kara saplı bir bıçak gibi bağrıma sapladılar!" demiş ya Bedri Rahmi, doğru vallahi... Saplandı mı çıkaramıyorsun, çıkarabilene de aşk olsun.

Bu sevgi işi zor be dostlar, yüreğin elden gidiyor, bu yetmezmiş gibi bedenin de oradan oraya savrulup duruyor. Bir yanın kanatlanıp uçarken, diğer yanın alev olup yakıyor.

Hafta sonu yolculuk var, seviniyorum. Eşimi özledim, hem de çok, ne yalan söyleyim... Evimi özledim; hayatımı özledim... Amaaa bir de işin aması var işte! Babamı kandıramadım. Alanya'da biraz daha kalayım, sonra gelirim dedi de başka bir şey demedi. Şimdi onu bırakıp gitmek zorundayım. Kanadımın biri kırık anlayacağınız. Durumu iyi, kendine bakabilir, yalnızlıktan şikayet etmiyor, gazetesini okuyor, haberleri kaçırmıyor, sıkı bir dizi takipçisi, sanatçıların hem gerçek adlarını hem de dizideki adlarını biliyor, hatta daha önce oynadıkları dizilerdeki adlarını bile söylüyor da şaşırıp kalıyorum. "Ama ne bileyim içim içime sığmazken içim içimi kemiriyor.

Küçük kızımı sorarsanız burnumun direği sızlıyor. Özledim, öyle böyle değil, çok özledim... Yakın bir yer değil ki koşup gidesin, uçakla on beş saat, yine de bir yolunu bulmalı, dur bakalım. Neyse ki canım canıyla birlikte, sevdiği yanında, anne yüreği işte ne bileyim. Veb kamerada görmeye devam şimdilik.

Eloş var, annesi babası...

Yakınma yazısı mı oldu ne? Oysa "Sevgililer Günü" ne dairdi yazdıklarım.

Neyse ne demişti ozan?

"Ayrılıklar da sevdaya dahil; çünkü ayrılanar hala sevgili."

Geçici ayrılıklarınız olsun efendim. Sevgiyle kalın...

4 yorum:

beenmaya dedi ki...

ne çok sevgili var hayatında; eş, baba, kızların, torunun...

ne mutlu sana...

alizafersapci dedi ki...

"Ayrılıklar da sevdaya dahil; çünkü ayrılanar hala sevgili."
TEŞEKKÜRLER.

MEHMET dedi ki...

Sağlık olsun da dost, ayrılıklar da
sevdaya/sevgiye kavuşur.

kitap eylemcisi dedi ki...

off çok güzel olmuş , sizin için hüzünlü ama anlatım mükemmel, teşekkür ederim paylaşım için:)