16 Aralık 2010 Perşembe

12 EYLÜL'E BİR KALA

GÜNLÜK

10 Kasım 1979
Zonguldak

Atatürk'ü yitireli bugün 41 yıl olmuş...

Onun istediği "Çağdaş Uygarlık Düzeyi" ne yazık ki erişemedik. Üzülerek yazıyorum, bu gidiş sürerse ulaşacağımız da yok.
Anarşi, anarşi, anarşi...
Her gün canlara kıyılıyor. Analara kıyılıyor. Evlat acısı yürekleri dağlıyor.
Kardeş kardeşi vuruyor. Sevgisiz yürekler birbirini tüketiyor.


Atatürk " Yurtta barış dünyada barış" dememiş miydi?
Biz yurdumuzda, atalarımızın kanları, canları pahasına kazandıkları bu güzel vatanımızda birbirimize kıyıyoruz. Yaşamı cehenneme çeviriyoruz. Kim dur diyecek, nereye varacak bu yuvarlanış?

Şu anda televizyonda Sadullah Arısoy Atatürk'ü anlatıyor. O anlatmakla biter mi ? Az zamanda, o kadar büyük işler başarmış ki... Okudukça, öğrendikçe büyüyor, iyice büyüyor gözümde. On Kasımlarda Atatürk'ü anmak yetmez, bence anlamaya da çalışmalıyız.

Aramızdan ayrılalı 41 yıl geçmiş. Biz ne yaptık ? Onun yaptıklarını geliştirebildik mi ulus olarak ? Yeni bir şey ekledik mi yaptıklarına?

Atatürk içte ve dışta düşmanlarla savaşırken bile, toplumu eğitecek öğretmenlerle toplantı yapmıştır. Eğitimin önemini kavramak, kavratmaya çalışmak, onun büyüklüğünü anlamamıza yetmez mi ?
Eğitim birliği demiş. Ulus olmanın olmazsa olmazlarından. Laiklik demiş. Tüm inançlara eşit mesafede durun demiş. Yaşamsal değil mi bu bizim için?

Ya biz ne yaptık ? Kişisel çıkarlarımız için hepsini bir kenara koyduk. Ülke çocuklarını birbirine düşman olacak şekilde yetiştirmeye koyulduk. Binlerce İmam Hatip Okulu açtık. Gizli açık kuran kurslarına göz yumduk. Oy için, çıkarlarımız için evlatlarımızı birbirine kırdırıyoruz. Olacağı buydu...Neden şaşırıyoruz ki ?
Artık Atatürk'e sevgi göstermek yetmiyor, öz eleştiri yapabilmeliyiz. Ona layık olmak için çok çalışmalıyız. Onun çizdiği aydınlık yoldan ilerlemeliyiz. Yurtta ve dünyada barışa katkı sağlamalıyız. Gerçek Atatürkçü olmalıyız.

Gerçek Atatürkçüler; insan hak ve özgürlüklerine değer verir.Irkçılık ve faşizim gibi denenmiş, birçok ulusu felaketlere sürüklemiş ideolojileri benimsemez. Milliyetçidir, bu milliyetçilik ülkemizin sınırları içinde yaşayan Türk halkının; ırk,din ve mezhep farkı gözetilmeden, topyekün, yükselmesini amaçlayan bir milliyetçiliktir. Sosyal adaletten yanadır ve en önemlisi bağımsızlıktan yanadır.
Atatürk devrimlerini daima ileriye, aydınlığa, uygarlığa ve refaha taşımak için çalışan insanlardır Gerçek Atatürkçüler.

***
Dün gece kızımı yıkadım. O uyuduktan sonra biraz kitap okuyup yatarım diye düşündüm, ama başladığım kitabı bir türlü elimden bırakamadım. Çok geç yatınca sabah da geç uyandım. Oysa bugün 10 Kasım'dı ve ben "Atatürk'ü Anma" programına katılacaktım. Hemen aceleyle hazırlandım, tam çıkacakken kızım uyandı. Başladı arkamdan ağlamaya... Neyse son anda törene yetiştim.

Kızımı evde bırakıp gitmek her seferinde öyle güç geliyor ki bana...


Hiç yorum yok: