4 Ekim 2010 Pazartesi

YÜZ YİRMİ YEDİNCİ MEKTUP



13 Temmuz 1976
Mardin


Canım Sevgilim,

Hem S....... 'i bekliyorum, hem de bu mektubu yazıyorum. Nasılsın, umarım iyisindir. Ben ise hiç iyi değilim, moralim oldukça bozuk. Tek düşüncem, derdim sensin. Moral bozukluğuma, saatin on bire gelmesi ve S...... 'in de hala ortalıkta görünmemesi neden oldu.

Fotoğraf çektirdim, hemen gönderiyorum, umarım herhangi bir aksilik çıkmaz. Ve bu işler de bu şekilde hallolmuş olur. Seni çok seviyorum. Bazen insanların durumları demek ki çevresini de etkiliyormuş, özür dilerim. Seni çok üzdüğümün farkındayım. Ama bu böyle sürecek değildir.

Dün lacivert bir takım elbiselik aldım. Ve dün akşam terziye verdim. Herhalde güzel bir elbise diker. Ve beraberliğimizin başlangıcı olur. Seni çok seviyorum. Böyle ufak tefek şeylere üzülmeni istemem, hiç istemem...

Ağlanacak zaman beraber ağlayacağız, gülecek zaman beraber güleceğiz. Ve gezecek zaman da beraber gezeceğiz. Tabi bu arada birtakım hatalarımız, istesek de istemesek de olacak; fakat her türlü güçlüğe beraberce göğüs gereceğiz, germeliyiz. Çünkü bizim beraberliğimiz yalan dolan, riya vs üzerine değil, aşk sevgi üzerine kuruluyor, kurulacak. Bu hep böyle devam etmeli ve devam edecek. Sen benim her şeyimsin. Sensiz hayat düşünmek imkansız. Hatta çok saçma bir şey.

Hattı sathında bunları yazmanın bir anlamı yok, ama bir kere daha bilmeni istiyorum ki sen benim aşkımsın, sevgilimsin, canımsın, hayatımsın. Ve se benim hayat ortağımsın, ve yakında da eşim olacaksın.

"Seni sevdim her şeyinle, senden asla ayrılamam." demiş bir zamanlar şarkıcı. Ben de öyle... Seni seviyorum, hem de çok çok seviyorum inan hayatım. Artık sen bensiz, ben sensiz olamayız. Çünkü alınyazım, kaderimsin. Ahh sevgilim, bilsen aradan iki gün geçmesine rağmen seni ne çok özledim. Sensiz geçen günlerim bana hicran veriyor, üzüntü veriyor, hüzün veriyor. Beni ayakta tutan aşkımız, aşkın, sevgimiz hayatım.

Bazen seni o kadar görmeyi arzu ediyorum ki... Gerçi her zaman görmeyi arzu ediyorum, ama bazen bu isteğim fazlalaşıyor. Hani hatırlıyor musun, bir filme gitmiştik? Orhan Gencebay'ındı. Onun müziğini duyduğumda adeta çıldırıyorum...

Şimdi bir şarkı sesi geliyor kulağıma: "Madem küstün dargındın, neden geldin ağladın? Rıhtımda buynu bükük bana mendil salladın?" Ahh sevgilim, sensiz olmak çok kötü bir şey...

Saat dokuzda Diyarbakır'daydım, dokuz otuzda taksiye bindim; on biri yirmi geçe Mardin'e indim. Yolda inzibat arkadaşa rastladım. Ve on ikide orduevine vardım. Beni bir mektup bekliyordu Savaş E.....'dan.

Önce bana bol bol sitem etmiş Mardin'i çektiğim için. Yazmış duldurmuş mektubu. Sonunda da ne demiş biliyor musun? "Ben de Urfa'yı çektim!" .
İşte böyle.

Satırlarımı sonlarken öperim sevgilim. Seni seviyorum.

A......

2 yorum:

therru dedi ki...

çok duygulandım, bu nasıl sıcak ve samimi bir mektup. böyle aşklar nadir bulunur.

aysema dedi ki...

Sevgili therru,

Bugün çok daha güzelini yaşayanlar var, yaşayacak olanlar var inan...

Geçmişle bugün arasındaki koşullar aynı değil.Eskiden doğru dürüst görüşme olanağımız yoktu. Aylar süren özlemler bize bu mektupları yazdırmış olabilir.

Hep mutlu olmanı diliyorum yürekten... Sevgilerimle...