3 Ekim 2010 Pazar

YÜZ YİRMİ ALTINCI MEKTUP



12Temmuz1976
Elazığ

Canım A.......'im,

Şu anda saatin kaç olduğunu bilemiyorum. Yalnız bildiğim kadarıyla gece yarısını çoktan geçti. Herkes uyuyor, ben hariç...

İki dakika önce banyodan çıktım, şu an saçlarım ıslak ıslak, kurumasını bile beklemeden sana yazıyorum. Kalem için özür... Bir iki kişiyi uyandırma pahasına kalem aradım, ancak bunu bulabildim; işimi görür.

Bak sevgilim, o kadar çok olay geçti ki hangisini yazacağımı bilemiyorum. Bildiğim, düşündüğüm tek şey sensin.

Şu anda N......'in mutluluktan ölebilir, uçuyor adeta... Düşün hayatım bugün eşyalarımız, ikimizin birlikte paylaşacağımız yuvamızın eşyaları alındı. Nasıl sevinmem, nasıl mutlu olmam! Beraberliğimizin hazırlıkları yapılıyor, sen olsan aynı şeyleri hissedeceğinden eminim. Biliyor musun şu anda duygularımı tam olarak ifade edemiyorum kelimelerle... Ama sen anlarsın değil mi canım? Seni seviyorum, hem de tahminlerinin çok ötesinde. Mutluyum, çok daha mutlu olacağımıza inanıyorum birlikte. Sevildiğimden eminim. Yetmez mi? Bir insan bundan başka ne isteyebilir ki...
Tanrım herkese böylesi bir mutluluk versin.

Yarın evimizi, birlikte olacağımız, en güzel anılarımızı birlikte paylaşacağımız yuvamızı gezmeye gideceğim. Eşyaları nereye, nasıl koyacağımızı şimdiden düşünmeye başladım.
Ha bir de yarın fotoğraf çektireceğim. Nikah için...

Eşyalarımız çok güzel, beğeneceğini tahmin ediyorum. İlk baktığımız Ergücü möbleden aldık. Tümü 34 bin tuttu. 12 binini (6+6) ailelerimiz verdi. Geriye 24 bin kaldı, onu da birlikte öderiz değil mi sevgilim? Ayda biner lira...

Koltuk takımı pembe, görmüştün, 14 bin lira; yatak odası yanlış hatırlamıyorsam 12 bin, 4 bin de yemek takımı; taksitle olduğu için 4 bin de faizi var. Kardeşinin sıkı pazarlığıyla 2 bin lira indirim yaptılar. Eşyalarımız, tuttuğumuz ev boşalıncaya kadar mağazada bekleyecek.

Sevgilim, cumartesi günü, gelebilirsen çok iyi olur. Seni çok özledim. Seviyorum, herkesten her şeyden çok... Hep yanımda olmanı istiyorum. Herkese göre çok az kaldı evlenmemize, ama bize pek öyle gelmiyor değil mi? Ne dersin?

Yarın sabah saat altıda yola çıkacak kardeşin S...... . İnşallah uyanırım, mektubu onunla göndereceğim, acele yazıyorum. Bugün hep çarşılardaydık. Kardeşim de geldi...
S...... yanına gelince anlatır unuttuklarımı, zihnim çok karışık.

Bak hayatım, yatak örtüsü
kırmızı olsun istiyorum, perde ne renk olsun diye karar veremiyorum. Pembe koltuklara uygun nasıl olur bilemiyorum. Şimdi düşünemiyorum, en iyisi perde kalsın, sonra düşünürüm veya geldiğinde konuşuruz.

Herhalde fotoğraf çektirmişsindir, ben de yarın çektireceğim. Sonra da muamelelere başlarız. Sen gelseydin, seninle olsaydı çok daha iyi olurdu; fakat önemli değil, merak etme, biz nikah için ne gerekliyse yaparız.

Annen, Zonguldak'a gideyim, diyor, ama ben bırakmayacağım; o kadar yolu gidip dönmesine değmez diye düşünüyorum. Nikah işlerini S...... elden takip ederse çabuk olur. Bana göre Agustos'un ikisinde, üçünde olursa çok iyi olur, ama hayırlısı artık...

Bitanem, kalem bitiyor(ucu) , zaten kafamı da toparlayamıyorum, daldan dala oldu bu mektup. Sonlarken özlemle, sevgiyle öpüyorum canım.

Mektubunu bekliyorum.

N.......

Hiç yorum yok: