11 Haziran 2010 Cuma

YÜZ ON YEDİNCİ MEKTUP



8 Mayıs 1976
Cumartesi-Elazığ

Canım Sevgilim,

Saat şu anda on ikiye çeyrek var, belki gelirsin diye hep bekledim seni. Ama gelmedin, gelemedin... Birazdan çarşıya ineceğim, mektubu postaya yetiştirmek için acele yazıyorum, hatalarım affola...

Seni ne çok sevdiğimi biliyorsun değil mi A.....'im? Dün telefon haberin geldi, dersten çıktım. Sizin santraldeki askerle görüştük, saat tam 17.oo idi. "On yediye kadar çıkmazsa iptal edin." demişsin, tam on yedide çıkınca konuşturmak istemiş askercik. Siz çıkmışsınız, olmadı, kısmet değilmiş. Ancak ne kadar çok sevindiğimi, konuşamadığımız halde, senden haber aldığım için çok sevindiğimi söyleyebilirim. Ama sesini duymak başka, o başka bir mutluluk biliyorsun.

Fotoğraflar için teşekkür ederim, askerim benim, biricik sevgilim, çok yakışıklı çıkmışsın. Ben de fotoğraf gönderiyorum. Hani beni ablamların okulun çayına götürmüştün ya, o gün çektirmiştim.

Bak canım, 16 Mayıs'ta bekliyorum seni. Hatta her cumartesi, çok özledim... 24 Mayıs, bana 24 asır gibi geliyor, bilmiş ol!

O dediğin kurutma makinasını alabilirsen sevinirim. Olmazsa da o kadar önemli değil...

Sonlamam gerekiyor. Oysa yazmak, hep yazmak istiyorum sana. Her an seninleyim, seni pek çok seviyorum, canımdan çok...

Fırsat bulduğum ilk anda yine yazarım. Sen de yaz. Bana göre senin zamanın daha fazla değil mi?

Hoşçakal hayatım. Bekliyorum...
Selam ve Sevgiler...

N......

2 yorum:

kirazzade dedi ki...

Çok güzel ve çok masum...

aysema dedi ki...

Sevgili Kirazzade,
Hoşgeldin. Beğenmene sevindim, teşekkür ederim.