2 Nisan 2010 Cuma

YÜZ ONUNCU MEKTUP


28 MART 1976
Elazığ- 18.55


Canım A.........'im,

Sen gideli birkaç saat oldu... İçimi tarifsiz bir sıkıntı kapladı. O kadar az kaldın ki bu kez! Tam alışmaya başlamıştım, bir de baktım gidiyorsun... Yolcu etmeye gelmeyi çok istedim, o da olmadı...

Bitsin diye haykırasım geliyor bir an, ama arkasından daha da uzayacağı geliyor aklıma bu tatsız ayrılığın, çaresiz susuyorum. Kaderimiz böyleymiş, hep ayrılıyoruz istemeden değil mi canım?

Oda iyice karardı şu an, elektriği yakmadım. Sen gittikten sonra hemen yattım, uyudum denemez; karmakarışık duygular, düşünceler içinde bocaladım. Biraz önce kalktım. Ayrılığın verdiği hüzün yetmezmiş gibi bir de para meselesi canımı sıkıyor, nasıl oldu da unuttum. Kendime kızıp duruyorum. Affedemiyorum bir türlü kendimi. Giderken veririm diyordum, telaşla unutuverdim. Gerçi 200 liraydı, ama yanında bulunsaydı iyi olurdu. Kusura bakma olur mu hayatım, affet, inan unuttum.

Babam geldi, kardeşimden mektup getirdi; çok sevindik, rahatladık. Atilla ile göndermiş. Durumu iyiymiş şimdi.

Yolculuğun umarım iyi geçmiştir. İnan sevgilim aklım fikrim hep seninle. Sen benim her şeyimsin. Canımsın, sevgilim, hayatım, özlediğim, sevdiğim... Aslında sen benden , ben senden ayrı bir şey değiliz. İkimiz bir bütünüz değil mi hayatım? Seni çok çoooook seviyorum.

Şimdi aklıma Mardin'e gelme düşüncesi takıldı. Babamı ikna edebilirsem bu cumartesi değil, öbür cumartesi getirmesini isteyeceğim. Ablam, babam ve ben gelelim istiyorum. Yalnız gelmem, bu durumda söz konusu değil tabii. İlerde hep bir arada olacağız inşallah, ikimiz...
23 Nisan'a kadar zaman nasıl geçecek?

Mardin'e gelmemizde bir sakınca var mı? Bir gece orduevinde veya otelde kalabiliriz herhalde. Düşünceni yaz, ona göre israrlarımı sürdüreyim.

Ne çabuk geçti bu 1,5 gün... Hiç anlamadım. Gelmenin sevincini tam duyamadan gitmenin acısı içime çörekleniverdi...

Radyo 19.00 haberlerini veriyor. Ben de sessizce sobanın yanındaki divanın köşesine oturmuş bu satırları yazıyorum. Seninle dopdoluyum, ama yalnız! Yerin öyle belli ki... İnşallah hemen mektup yazarsın ya da tel çekersin, çok merak ediyorum. Şimdi bırakıyorum yazmayı, sabah aklıma bir şey gelirse yazarım.

Evet sevgilim, gözümü açar açmaz ilk aklıma gelen sen oldun. Saat 7.30'du. Hemen gelip seni uyandırmaya karar vermiştim ki aklıma gittiğin geldi. Kalkmadım. Ne kadar zaman öyle geçti bilmiyorum...

Şu anda akşam bıraktığım mektubunun başındayım. Annenlere ve teyzemlere de mektup yazdım. Bütün mektupları bugün göndereceğim. Fotoğraf da koyacağım içine.

Beni sakın mektupsuz bırakma, darılırım.

Bırakıyorum şimdi yazmayı. Sonlarken kucak dolusu sevgiler, selamlar sana. Mektubunda buluşmak üzere hoşçakal sevgilim.

N..........

8 yorum:

beenmaya dedi ki...

gözünü açar açmaz aklına ilk gelen. hatta aklından hiç gitmeyen olmak...

ah aşk sen nelere kadirsin :)))

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya'm,

Dilerim tüm aşklar mutlulukla devam eder...

Geçmişe bakmak, geçmişte yaşananları anımsamak öyle hoş ki...

Bazen unuttuğumuz olayları birbirimize soruyoruz, niye böyle yazmıştın, ne olmuştu gibi...

İki kişinin emeği gerekiyor büyümesi, serpilmesi için belki de...

Sevgilerimle...

beenmaya dedi ki...

ne mutlu size ki birbirinizi bulmuşsunuz ve böylesi bir aşkı yaşıyorsunuz. daim olsun...

ve dilerim ki benimki de sizinki gibi olur :)))

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

Tüm yüreğimle inanıyorum, sen çok daha güzelini yaşayacaksın ve sonsuza kadar mutlu olacaksın. Öyle güzel yüreğin var ki...

Sevgilerimle.

beenmaya dedi ki...

ne içten bir dilek, bir temenni bu. nasıl mutlu ettiniz beni bir bilseniz. sizin gibi güzel yürekli bir insan dilerse neden olmasın :))

aysema dedi ki...

Güzel günlerini kutlayacağız hep birlikte... Öpüyorum seni.

Ali İkizkaya dedi ki...

110. MEKTUP

Dışarda elif elif yağan kar
Soba yanına oturup mektup yazmalar
Kah güler kah ağlar
Tek sevda olsa bir şey değil
Yalnızlık dağlar, yaralar
Gitmek de bir şey değil
Arada var sıra dağlar..
Talih dönse şimdi
Bir an için dursa kar
Köşe başında gözükse yar!

aysema dedi ki...

Sevgili Ali İkizkaya,

Yorumun beni çok sevindirdi. Çok teşekkür ederim.

Bak bahar geldi, kar yok artık. Beklenen yar da tez zamanda gelecektir. Gecikmekle ne çok şey kaybettiğini bir bilse koşa koşa gelir...

Mutluluk haberlerini sabırsızlıkla bekliyorum. Sevgilerimle...