5 Nisan 2010 Pazartesi

YÜZ ON BİRİNCİ MEKTUP


30 MART 1976
MARDİN


Hayatım,

Sana bu mektubu martın son günlerine rastlayan bu salı günü, saat 15.00 sularında yazıyorum.
Nasılsın, umarım iyisindir. Ben pek iyi değilim. Pazar günü saat 15.30'da Elazığ'dan hareket ettim. Saat 17.50'de Diyarbakır'da idim. Hemen taksi buldum, yani ben geldim taksi kalktı. Ve saat 8.00'de Orduevinde idim.

Hayatım her şey normal. Yalnız bu gece güzel, fakat üzücü bir rüya gördüm. Güzel yanı ne biliyor musun? Elazığ'dayım ve nikahımız kıyılmış... Üzücü yanı ise anneme, babama haber vermemişim. Tabi bu rüya, onları ne kadar ihmal ettiğimi hatırlattı bana. Ve hemen bundan sonra onlara da mektup yazacağım.

Nasılsın hayatım, inan seni hemen özlemeye başladım. Şöyle ki şimdiden bu hafta sonu gelip gitmeyi düşünmeye başladım Elazığ'a. Fakat gitmemeliyim, biraz daha burada beklemeliyim.

Bugün canım seninle konuşmayı istedi ama konuşamadım. Çünkü bizde şehirler arası telefon için Kurmay Başkanından izin gerekiyor. Ben de artık başka bir zaman alırım izni herhalde. Ama, aması var. Ben tugaydan şehre telefon ediyorum, yarım saatte çıkıyor. Elazığ herhalde 8 saatte çıkar. Neyse bırakalım bunları, sen nasılsın? Hayatım biliyor musun hiç aklımdan çıkmıyorsun.

Aklıma geldi de yine gülmeye başladım. O halin gözümün önünden gitmiyor...

Pazar günü Cip Köyüne giderkenki halin... Baban arabayı bana vermişti kullanmam için. Nasıl koltuklara tutunmuştun öyle? Sanki araba devrilecek, uçacak vs. olacakmış gibi. Gülmemek için kendimi zor tutuyordum vallahi... Neyse hayatım, bu da gelir bu da geçer.

Koskoca tugayda mektup yazacak kağıt bulamadım, nasıl yarım yaprak kağıda yazıyorum. Kimbilir nasıl şaşırırsındır bu mektubu alınca. Şaşırmaz mısın?

Bugün traş oldum, saç traşı. İyiden iyiye kısalttım saçları. Devamlı sabah sporu yapıyoruz; koşuyoruz, idman yapıyoruz. Ve günler geçiyor.

Bir gün daha geçti, yine sensiz...

Hayatım, aklından şunu çıkarma olur mu? Seni çok ama çok seviyorum. Anneme , babama ve M...........''e, H.......'e selam....

A.........

8 yorum:

beenmaya dedi ki...

merak ettim hala mektup yazıyor musunuz birbirinize :)))

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

Telefon yaygınlaştı, mektup işi de bitti galiba. O zamanlar telefonla konuşmak mucize gibi bir şeydi. PTT Şehirler arası servisine yazdırılır, tüm gün beklenir ve telefon bağlanamazdı. Mektuptan başka çare yoktu. Ulaşım da bugünkü gibi kolay değildi.

Şimdi her gün en az bir kez tlf. konuşuyoruz. Hepsi bu.

Sevgilerimle...

beenmaya dedi ki...

aslında istenirse yine yazılır ki mektuplar.

sadece aşk için bile olsa yine yazılır ki...

:))

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya'm,

Ben şöyle düşünmüştüm, bakalım uygulayabilecek miyim?

Tüm mektupları yayınladıktan sonra bu güne dair mektup şeklinde duygu ve düşüncelerimizi paylaşmak...

İlgin için çok teşekkür ederim. Öpüyorum canım.

beenmaya dedi ki...

:)))

harika bir fikir. merakla beklemekteyim

kocaman öperim
:))

aysema dedi ki...

Çok çok teşekkür ederim.

Bir gün senin mektuplarını da okuruz belki... Ben de o mutlu günlerin gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum.

Bu sıralar küçük kızımın kafası da karışık. Sanırım kararsızlıklar yaşıyor. Endişeyle uzaktan doğru karar vermesi için dua ediyorum. Elimden başka bir şey de gelmiyor.
Çünkü biliyorum ki kişiler kendileriyle ilgili en doğru kararları kendileri verebilir.

Dilerim aldığınız kararlar sizleri özlediğiniz mutluluklara taşır.
Yaşamın bana göre en zor zamanları bunlar. Yol ayrımındasınız. Umarım Seçtiğiniz yol sizler için en doğru olandır.

Sevgilerimle...

beenmaya dedi ki...

"Çünkü biliyorum ki kişiler kendileriyle ilgili en doğru kararları kendileri verebilir." demişsiniz ya gerçekten de durum tam olarak bu aslında. sevdiklerimiz üzülmesin, kırılmasın anlamında onlara ne kadar yardımcı olmak istersek isteyelim onların asıl kararı kendilerindedir ve öğrenmek için de yaşamak gerekir...

ben eminim ki kızınız da annesi gibi kocaman bir yüreğe sahip olduğundan kendisi için en doğru kararı verir ve bu karar sonrasında da yaşaması gereken ne bunu yaşar...

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

Öyle çok istiyorum ki verilen kararların hem kızım için, hem de aynı durumda olan tüm gençler için en doğru karar olmasını...

Teşekkür ederim ilgine. Sevgilerimle...