22 Ocak 2010 Cuma

YETMİŞ SEKİZİNCİ MEKTUP


1 AĞUSTOS 1975
ZONGULDAK

Sevgili N...... ,

Kısa bir aradan sonra yine karşındayım.Haftanın bu ilk gününde sana iş yerinden sesleniyorum. Umarım iyisindir.Günlerin neşe içinde geçiyordur.

Bugün haftanın ilk günü . Derler ki "Yeni bir gün; yeni bir ümit, yeni bir ışık ve hedefe atılmış yeni bir adımdır."Biz de hedefe bir adım daha yaklaşıyoruz.

Ben bu güne biraz uyuşuk bir şekilde başlıyorum. Çünkü gece ikide yattım. Hani sana bahsetmiştim, bizim beşli bir arkadaş grubu vardı, diye... Dün akşam onlardan birinin nişanı vardı. Valla şu geçirdiğim üç gün belki de hayatımın en hareketli günleriydi. Gerçi hareketli olmasına hareketli ama neşeli tarafı yoktu.

Cuma günü iş için Amasra'ya gitmiştim. Meğer cumartesi va pazar Amasra'nın kurtuluş günü etkinlikleri varmış. Bu nedenle herkes sabahlara kadar eğlendi. Gerçi biz de ikiye kadar uyumadık, gezdik. Velhasıl biraz kıskançlıkla, birazcık da moral bozukluğu içinde bol bol eğlenenlere baktık. Çünkü bizim için yapılabilecek en iyi şeylerden biriydi bu...

Orada çay bahçeleri yan yana ve hepsi de deniz kenarında.Ben de bunlardan birine, saat 21'de biraz kafayı dağıtmak amacıyla oturdum denize karşı. İşte böyle bir durumda iken uzaktan kulağıma "Çayda Çıra" sesi gelmeye başladı...

Kendi kendime "Hadi ordan A...... ,sen artık ses duymaya da başladın! " diye düşündüm. Saat 23'te oradan çıktım. Arkadaşları aradım, bulunca yanlarına oturdum. Bir de ne göreyim ! Halk Oyunları ekibi Artvin Oyununu oynuyor. Ve ondan sonra Antep oyunları. Meğer açılışı Elazığ'ın meşhur "Çayda Çıra " sıyla yapmışlar. Arkadaşlar benimle dalga geçtiler. Elazığ oyununu kaçırdığım için. Çok da beğenmişler.

Yengem üç hafta önce Ö........'ü de yanına alarak Amasra'ya gitmişti. Cumartesi onları göremeyince köye haber gönderdim, gelsinler diye. Pazar günü geldiler . Daha evvel öğlenleri işe giderken arkamdan ağlayan Ö...... beni orada tanımadı. Halbuki biraz da onu görmek için Amasra'ya gelmiştim. Çok moralim bozuldu.

Pazar günü Amasra tam bir kurtuluş günü yaşadı. Yüzme yarışları, sandal yarışları vs. yapıldı. Bu arada bir de plaj güzeli seçildi. Folklor gösterileri, şenlikler, sembolük olarak kurtuluşun canlandırılması, tam bir festivaldi. Cenovalılar kalede. Yeniçeriler geliyor, kalenin anahtarını papazdan, kale kumandanından alıyor ve kale fethedilmiş oluyor... Giysiler tam o zamanki gibi.

Önümüzdeki yıllardaki kurtuluş törenlerine birlikte gideriz artık... Hem o zaman kurtuluş günü daha anlamlı olur benim için. Ne dersin?

Valla N..... , bu sıra ekimde evlenme düşüncesi bende sabit fikir haline geldi. İşte sevgilim günlerimiz böylece akıp gidiyor. Mektubunu alalı birkaç gün oldu. Sana hemen yazmak istedim ama yazamadım. Çünkü sana yazarken başka bir şey düşünmek istemiyorum. Kendimi tamamen tecrit edilmiş , seninle baş başa, karşı karşıya imiş gibi kabul etmek istiyorum. Bu nedenle de cevabım biraz uzuyor. Eğer askerlik hikayesini martta tecil ettirirsem ekimde evlenmemizde bir mahsur yok sanırım. Ne dersin? Bence bir işe karar vermek o işi %50 yapmak demektir. Onun için hazırlığını ekim için yap...

Sevgilim, sen ve ben kuracağımız yuvamızın hazırlıkları içindeyiz. Şu anda ben burada çalışıyorum. Sınavlar için 15 gün, nişan için 15 gün izin kullandım. Ayrıca askerlik işlemleri için bir hafta Ankara'da izin kullandım. Yine askerlik için B.......'a gitmem gerekti, bir iki gün de orada harcadım. Dolayısıyla izin alamıyorum. Yakın olsa hafta sonu geleceğim. Ancak hafta sonu yola bile yetmiyor. Bu durum beni de çok üzüyor. Sen benim suçlu olduğuma inanıyorsun. Ben martta Elazığ'dan ayrılırken döneceğim diye ayrılmıştım. Niyetim gerçekten dönmekti. Bu düşünce ile buraya geldim. Birtakım olaylar gelişti ve dediğim zamanda gelemedim. Ben 1 Mayıs'ta Ankara'da idim. Eğer işler 30 Nisan'da bitmiş olsaydı, 1 Mayıs'ta Elazığ'da olacaktım, olmadı! Temmuz'da kesin kararlıydım, arkadaşları da bu arada görürüm diye düşünmüştüm, ama sen öyle yazınca gelme işi suya düştü. Ne düşündüğünü bilemem, kendi açından haklı olabilirsin. Ama bir de benim durumumu tahlil edip değerlendirmeliydin. O zaman da benim haklı olduğuma karar vereceğinden hiç şüphem yok...

Sen şimdi aramızdaki anlaşmaya riayet etmedin. Mademki söz verdik , birbirimizin problemlerini de bilmek en doğal hakkımız. Eğer sen bana yazmış olsaydın bu durumu , mektubu aldığım gün olmasa bile hafta içinde Elazığ'da olurdum. Ayrılık benim için de artık çekilmez bir hal aldı. Bir yerde ben sana göre biraz daha şanslıyım, hiç değilse daha özgürce hareket edebiliyorum. Kafam bozulduğu zaman , seni anımsadığım zaman kısa bir süreliğine de olsa bir takım eylemler yapabiliyorum. Örneğin: Daha fazla çalışmak, içmek gibi...

İşte böyle hayatım, temenni edelim bu ayrılık çabuk bitsin.Şimdi, askerliğimi tecil ettirmek için (mart veya bir sene) Milli Savunma Bakanlığına bir dilekçe yazacağım. Eğer askerlik işi hallolursa bu ayrılık bitecek. Yok hallolmazsa birazcık daha uzayacak demektir. Ama elden geleni yapmalıyız. Kaderciliğe işi bırakmamalıyız. Gerçi biraz sıkılacağız, ama o kadar da olacak kanısındayım.

Asker dönüşü nerede çalışacağım belli olmaz.Onun için birtakım şeyleri baştan bilmekte yarar var kanısındayım. Ben iş için Hakkari'ye gitsem, yani Hakkari'de çalışsam benimle oraya gelir misin? Sen de diyeceksin ki bu nasıl soru; işte kafa esti de sordum...

Ya daldık kendi alemimize etrafı da göremez olduk. Sizinkiler ne yapıyor? N......, H....... sınıfını geçti mi? Tatil olduğu için ablanla sen evdesiniz, annen baban nasıl? İyi mi? Hürmetlerimi iletiver.

Bizim H......... evleneli yarım sene olacak neredeyse bir sefer bile gidemedik. Bir hafta sonu gitmeyi düşünüyorum, gideceğim zamanı haber vereyim sen de gel...

Demek misafirin geldi. Eh bol bol şeftali getirmiştir Bursa'dan. Günler ne çabuk akıp gidiyor. Bursa'ya davet ettiğini yazıyorsun arkadaşının. Evlenince nasılsa Türkiye turuna çıkacağız, o zaman uğrarız ne dersin?

Satırlarıma son verirken en iyi günlerin senin olmasını dilerim.
Cevabını acele bekliyorum. Kalem için özür...


A.......



"Ela gözlerine kurban olduğum
Yüzüne bakmaya doyamadım ben
İbret için gelmiş derler cihana
Noktadır benlerin sayamadım ben..."
.......

"Bütün sevgileri atıp içimden
Varlığımı yalnız ona verdim ben
Elverir ki bir gün bana derinden
Ta derinden bir gün bana gel desin..."

Sevgiler. Beğeneceğin umuduyla.............

Hiç yorum yok: