24 Ocak 2010 Pazar

SEKSEN BİRİNCİ MEKTUP


29 AĞUSTOS 1975
Elazığ

Sevgili A........ ,

Mektubunu bugün alır almaz hemen yanıtlamaya başladım. Mektup yazmak için ortam oldukça uygun, ama bu kez de benim başım feci şekilde ağrıyor. Son günlerde gözlerimi oldukça yordum sanırım. Bir süre okumaya ara versem iyi olacak. Aslında buna biraz da dün arkadaşıma yazdığım mektup neden oldu.

Mektubunu alalı epeyce zaman geçmişti. Ama bir türlü E......'ye cevap yazmaya elim gitmedi. Böyle şeyleri hiç beceremem, oysa yazmam gerekiyodu. Onu teselli etmem gerekiyordu. Bunu biliyordum da nasıl yapabileceğimi kestiremiyordum. Hani sözün bittiği durum vardır ya , işte o haldeydim.

E......'yi Samsun'dan hatırlarsın, tanıştırmıştım sizi... Lise ikinci sınıfa giden , 17 yaşındaki erkek kardeşi, aniden menenjitten ölmüş. Dün mektubu yazdım, ama hala başım zonkluyor... Sabır dilemekten başka elimizden bir şey gelmemesi ne kötü... O acının içindeyken bizi kutluyor, sana da selamlarını gönderiyor biliyor musun?

Vallahi çok üzdü bu olay beni. Gencecik çocuk. Hasta falan da değilmiş. 15 gün içinde oluvermiş hepsi... Neyse bu konuyu kapatayım, seni de üzdüm. Mektubuna böyle başlamayı hiç istemezdim ama oldu bir kere.

Kalem için kusura bakmazsın değil mi? Evde mürekkep bitmiş.

Askerliğin kasıma kalmasına sevindim. Umarım bir aksilik olmaz. Geriye atarlarsa işler karışır. Mektuba bugün başlamakla iyi etmedim galiba. Başımın ağrısından zihnimi toplayamıyorum. Bıraksam da gecikecek.
İlk dört ay Ankara'da olacağına sevindim. Şimdiden bildiriyorlar mı?


...............



2 Ağustos:


Dört gün aradan sonra yine karşı karşıyayız. Dedim ya kalınca kalıyor. Mektubunu yazarken H....... ile F...... geldi. Bırakmak zorunda kaldım.

Biraz sonra çarşıya gideceğim, acele yazmalıyım. Vallahi evlilik maceralarını anlatıyorlar da gözüm korktu. Daha önce yazmıştım, biri Tokatlı, diğeri Bandırmalı... Eşyaların bir kısmını da Bursa- İnegöl'den almışlar. Üç yerden hareket eden eşyalar Elazığ'da toplandı. Oldukça yorulmuşlar.

Ramazan Bayramında gelmek istemene sevindim. Artık bu ramazanda evdesin, bakalım oruçla aran nasıl? Biliyor musun ben yine tutma niyetindeyim. İstersen 15 gün sen , 15 gün ben bir ayı birlikte tamamlayalım. Hoşuna gitti bakıyorum!

Gazetelerden de okuyoruz. Siyasi kayırmalar maalesef yapılıyor. Partizanca davranıyorlar, ama hak etmeden gelinen yerde ne kadar başarılı olurlar ki? Orası meçhul... Burada da birçok görev değişiklikleri oldu. Bir iki yıllık öğretmenler müdür oluyor. Edebiyat öğretmenim vardı liseden, bir okulda müdürdü. Onu da açığa alıyorlar, öğretmenliğine son vermeleri gündeme gelmiş de vali imzalamamış diyorlar. Hepsi bir yer kapma sevdasında. Sonra iktidar değişecek bunlar gidecek başkaları gelecek. Siyaseten gelen, siyaseten gidecek. Bu kısır döngü nereye kadar sürecek? Nice değerli insan bu arada heder olacak. Yazık değil mi bu ülkeye!..

Daldık gevezeliğe, neredeyse otobüs gelecek. Henüz hazırlanmadım bile... Evdekilerin hepinize selamı var. Ben de tümünüze iyi dileklerimi gönderiyorum..

Mektubunu bekliyorum. Selamlar...

N.......

Hiç yorum yok: