25 Ocak 2010 Pazartesi

SEKSEN BEŞİNCİ MEKTUP


12 EKİM 1975
Elazığ-Pazar



Canım, Biricik Sevgilim,

Sana olan özlemimi bilmem bu satırlarla dile getirebilecek miyim? Öyle güzel, öyle alışılmışın dışında günler geçirdik ki şu anda büyük bir boşluk içine düşmüş gibiyim. Burada hiçbir değişiklik yok. Her şey olduğu yerde duruyor. Yok olan sensin... Arıyorum, özlüyorum. Özlemim sonsuz, sevgim sınırsız...

"Nasıl geçti habersiz...." diyor şu an teyip... "Ben hala o günleri ararsam yaşıyorum, sanki mutluluğumuz geri gelecek gibi. Hala güzelliğini kalbimde taşıyorum, dalından koparılmış beyaz bir çiçek gibi..."

"O ağacın altını...." diye başladı şimdi de... Ve ben de yazmak , hep yazmak istiyorum. Seninle öylesine doluyum ki sorma... Bilmem bu sefer dayanabilecek miyiz bu uzun ayrılığa? Bu sefer başka, hiç böyle olmamıştı! Buradaki bütün eşyalar söz birliği etmişçesine senin adını tekrarlıyor bana. Gördüğüm her yerde , her şeyde sen varsın. Seni görüyor, duyduğum her şarkıda seni dinliyorum.

Rüya mı diyorum, bütün o güzel günler rüya mıydı , diyorum kendime... Ama sana rüya diyemem, senden uyanamam ki... Nerede olursan ol, seninleyim ben sanki...

Ne başladı şimdi de, bak...

" Şarkım, türküm, gazelim sensin inan sevgilim... Alım , yeşilim, sarım yazım, kışım, baharım; son aşkım, ilk göz ağrım sensin inan sevgilim."

sanki benim duyguları , duygularımı anlatıyor.

Seni yolcu etmek öyle güç geldi ki bana... Sana koşmamak için zor tuttum kendimi. Sanki bir parçamı alıp götürdü uzaklaşan otobüs.
Öyle çaresiz kalakaldım, bütün insanlar yok oldu, sadece sen vardın düşüncemde...

...........


Ara vermek zorunda kaldım. Yine karşı karşıyayız. Saat 13.30 . Selda başladı, beni deli edercesine...

" Sivas ellerinde sazım çalınır, yarden ayrılmışam bağrım delinir, Katip arzuhalim yaz, yare söyle..."

diyor. Ben de arzuhalimi sana anlatmaya çalışıyorum. Anlarsın beni çünkü senin de aynı duyguları paylaştığını biliyorum.

Yolculuğun nasıl geçti? İnşallah otobüsteki ufaklıklar sesleriyle seni rahatsız etmemişlerdir. Ama bu seslere alışmamız gerekir değil mi? Gerçi sen Ö.......'den bilirsin, alışkınsındır çocuk sesine... İlerde bu konuda bana yardımcı olacağına inanıyorum...

Sanırım şu sıra Ankara'dasın. N........larda mısın? Görmek isterdim , ikinizi bir arada...

.............


Bir zaman yine ara vermek zorunda kaldım. H.......... lerdeyim, yan apartmanlarından bir komşusu geldi misafirliğe. Onlarla sohbet ettik biraz. Şimdi yine karşı karşıyayız. Bir dakika, şu bandı değiştireyim.

" Doymadım sana, ağlarım ah ederek yana yana... Geç buldum, çabuk kaybettim; hicran oldu hayat bana... Ahhh aldı felek, çaresi yok; acısı azap bana..."

Güzel şarkı değil mi? Şimdi de:

"Bir dünya yarattım yalnız ikimiz için..."

diyor. Bu mektup böyle olacak, başka türlü olmasına da olanak yok galiba. Aynı ortamda , birlikte dinlediğimiz şarkıları yeniden dinliyorum, dünü düşünerek...

Dün H........ ile ikimiz sinemaya gittik. Sana söylemiştim ya, pek önermemiştin. Tamer Yiğit ile Semra Sar baş rollerdeydi. Çok eski bir filmdi. Sonunu seyretmeden çıktık zaten. Olmaz mı yani? Ne tuhaf tuhaf bakıyorsun ? Vallahi seyrettik bir kısmını1..

Dün akşam H........lerde kaldım. Saat 22.30 sıralarında zil çaldı. Çok korktuk... Açalım mı açmıyalım mı diye düşündükten sonra "Kim o? " diyerek açtık. Gelen ev sahibinin kızıymış. Telofondan aradıklarını haber vermeye gelmiş. Ben kapı çalınca bir an, sen gitmekten vazgeçip geri geldin , diye düşündüm. Hani sen otobüsten belki inerim, demiştin ya, o geldi aklıma. Telefon endişe yarattı bizde. Ama arkadaşımın annesigil Bandırma'dan arıyorlarmış, öğrenince rahatladık.

Şu anda:

" Tadı yok sensiz geçen ne baharın ne yazın... Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın..."
başladı.

Sevgilim teyzemlere kardeşimle birlikte isterseniz uğrayın. Bu kağıt da bitecek. Yazsam bu gidişle kağıt yetişmeyecek. Eve gitmeden bitirmek istiyorum. Şu anda tek düşüncem senden gelecek mektup. Bu bir hafta nasıl geçer bilmem...

Yarın son sınıflarla savaşım var. Bakalım ne yapacağım. Bu sıra gazetelerde "Şehit Öğretmen" başlıklı bir yazıya rastlayabilirsin!? Olur mu olur. Önce onlara şöyle sert bir hoca rolü oynamam gerekli.

Sayfa bitiyor...

" Bu kadar yürekten çağırma beni, bir gece ansızın gelebilirim."

diye feryat ediyor sanatçı...

Evdekilere selamlar, arkadaşım da selam gönderiyor.Kucak dolusu sevgiler sana da benden...

N.........'in.


Not: Biraz önce okuldan geldim. Her şey çok normal. Öğrencilerimle iyi anlaştık şimdilik. Postanedeyim. Tekrar selamlar...
N............

Hiç yorum yok: