6 Ocak 2010 Çarşamba

ALTMIŞINCI MEKTUP


17 ARALIK 1974
Elazığ



Sevgili A...... ,

Uzun zamandan beri sana yazmak istediğim halde bir türlü yazamadım. Bu ara yine moralim bozuk. Bir de hava koşullarının değişkenliği hasta etti beni ! Üşüttüm, öksürüp duruyorum.

Sen nasılsın, günlerin nasıl geçiyor? Ben çocuklarla uğraşıp duruyorum... İkinci yazılılarını bugün bitirdim. Son sınıfın yazılılarını okurken çok sıkıldım. Bıraktım, sana yazmaya karar verdim. Ama bu moralle seni de etkilemekten korkuyorum. Daha fazla bekletmek de istemedim. Neyse kusura bakma.

Şu anda radyoda istekler çalıyor, şansımıza çıkan parça : " Seni benden alamazlar....Çünkü benim canım sensin..." Bilmem dinledin mi bu şarkıyı? Ben ilk kez dinledim ve çok da beğendim.

Biliyor musun benim kararname hala gelmedi... Geldiği zaman da sanırım bazı anlaşmazlıklar olacak. Nedeni de şu: Daha önce yazmıştım. Ben M.......'ye gitmeyi düşünüyordum. Şimdi çalıştığım okula bunu söyleyince gitmemem için çok ısrar ettiler. Ben de bu arada M....... hakkında araştırma yaptım.

Okul çok karışık. Öğretmenler arasında çok büyük kutuplaşmalar ve anlaşmazlıklar varmış. Hatta bir ay kadar önce beş öğretmen kavga etmiş, birbirlerini dövmüşler! Üç öğretmeni başka okullara dağıtmışlar. Bu yüzden M.......'ye gitmekten vazgeçtim.

Şimdi çalıştığım okul, uygulama okulu olduğu için 5412 sayılı kanuna göre benim naklimi buraya alacaklar. Fakat M.......okulu müdürü oraya gitmediğim için çok kızgın. Kesinlikle vermeyeceğini, bunun için uğraşacağını söylüyor.

Bakalım sonuç ne olacak. Bir aksilik çıkar da orada çalışmak zorunda kalırsam işim zorlaşacak anlayacağın. Aslına bakarsan burada da kutuplaşmalar var. İki grup birbirleriyle selamlaşmıyorlar bile... Ben tanımaya çalıştığım için pek karışmıyorum.

İyi oluşuna çok sevindim. İşe de başlamışsın, bu da sevindirici bir haber oldu benim için.

Sizin okulun boykotu da uzayıp gidiyor... Bu da senin için iyi değil tabii. Bir an önce sınavlarını verip rahatlardın. Mesleğine başlardın. Üzerindeki yük hafiflerdi...

Demek Temmuz'da evlenelim diyorsun? Çok hoş doğrusu! Bu konuda ben ne diyorum biliyor musun? Evliliği düşünmek için biraz geç kalmadık mı?! Gel en iyisi önce nişanı yapalım, evliliği düşünmeye daha çok vakit var... Şimdilik Temmuz ayı için hiçbir şey söyleyemem sana. Düşünürsen hak vereceğinden eminim.

Aslına bakarsan bu işin olacağından ben senin kadar emin değilim.. .Daha doğrusu biraz zor olacak gibi geliyor. Zamana bırakmak en iyisi, zaman her şeyi halleder. Bakalım bu roman, bizim romanımız nasıl sonuçlanacak ?

Bu mektupta yazından şikayet edecektim. Okumakta çok zorlandım diye... Ama vazgeçtim. Benimki de senden geri kalmıyor! Sakın kimselere gösterme. Bana değil de mesleğime hakaret olur. Bitirmek için acele yazıyorum. Zaman hayli ilerledi.

H.........'nin işe başlamasına sevindim. Bir değişiklik olmazsa 13 Ocak'ta evlenecekler , değil mi ? Artık onların düğününde görüşürüz, ne dersin? Yakın nasılsa oradan da size misafirliğe gelirim.
( şaka )

F.........ler bayramda gelmişlerdi bize, hiç gidemedik ; ayıp oldu. Bu bayramda belki gideriz. Yolda bir kez karşılaştık, o da H.......... ilk geldiği zamandı. Bizim okuldan bir öğretmen arkadaş bankaya uğramış, ona beni somuş, selam göndermiş.

S........'i de gördüğüm yok. O bize annemler belki bir şey sorar diye gelmiyor; ben de ona gitmiyorum bizim durumumuzu sorar diye... Zaten çarşıya da pek fazla inmiyorum.

Komşunun arabasıyla anlaştık. Öğlenleri okula bırakıyor, akşam da alıyor. Otobüs sıkıntısından bu sayede kurtuldum.Özellikle akşamları çok kalabalık oluyordu..

Bu kadar yeter mi ? Kağıt da bitiyor, en iyisi satırları sonlamak. Sakın sen benim gibi geciktirme. Senin boş vaktin daha çoktur.Çünkü benim işim okuldan sonra da devam ediyor. Akşamları da tomar tomar sınav kağıtlarını okuyorum. Yarın da okul gazetesi çıkaracağız. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nu anmış olacağız böylece. Şimdilik iyi günler, selamlar...

N.........

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Yazar cok tesekkurler...

Selamlar Burcu