30 Aralık 2009 Çarşamba

SEVGİLİ GÜNLÜĞÜM


ZAMAN TUNELİNDEN BİR KESİT...

28 ARALIK 1974

Elazığ

Sevgili Günlüğüm,

22 EKİM 1974 tarihi hayatımda unutamayacağım günlerden...

O gün öğretmenliğe ilk adımımı attım. Gerçi ücretli olarak başladım. Ama ne fark eder ? Ücretli ya da maaşlı! Benim için önemli olan öğretmenlik, mesleğim...

Tahminimden de çok seviyorum mesleğimi. Öğretmenliği, Türkçe öğretmenliğini... Bu konuda şanslıyım. Yeryüzünde kaç insan sevdiği işi yapıyor ? En azından sevmediği işte çalışanlar sanırım daha çoktur.

Öğrencilerimi de çok seviyorum. Acaba ilk oldukları için mi bu kadar çabuk yer ettiler gönlümde? Bilmiyorum , ama okul değiştirme gündeme gelince ilk aklıma onlar geldi doğrusu. Ayrılmak istemiyorum onlardan.

Tayin işi de uzadı. Kesin olarak belli olsaydı rahatlayacaktım. Belirsizlik beni geriyor. Önce M.........'ye oradan da şimdiki okuluma... Okul müdürleri kapışırken ortada ben kaldım. Sonucu çok merak ediyorum.

Yine sonucunu çok merak ettiğim diğer konu: Sensin A.......... .

6 Şubat 1973 benim için unutulmaz bir tarih. Seninle o gün ilk kez tanıştık... Veee 18 EYLÜL ...

Evet, 18 Eylül senin kahramanlık yaptığın gün! Ne unutulmaz gündü bizim için...

Sen kalk , tek başına kız istemeye gel! Hatırlıyor musun elinde çikolata paketi kapıyı çalmıştın... Heyecanlıydın, heyecanlıydım... Ne yapacağımızı bilemez durumdayken annemler içeri buyur ettiler seni. Oturduk, tam söze başlayacakken birden elektrikler kesilmesin mi !

Ohhh ilk kez elektriklerin kesilmesine sevindik. Heyecandan ölecektik! Mumlar bulundu, önlemler alındı, bu arada biz de rahat bir soluk aldık. Sonra elektrikler de geldi. Sen :

"Daha sonra annemleri de getireceğim. Ama yol uzak, onlar da biraz yaşlı! Önce beni görün tanıyın istedim..." diyiverdin.

Babam dinledi , durdu , düşündü ve:

" Hele ailen bir gelsin , ondan sonra düşünürüz..." dedi.

Sana çay ikram ettik. Kaç bardak çay içtin öyle? Ben doldurdum, sen içtin... Sonra çerez konusu... Ağzına attığın leblebiyi ses çıkaracak diye yiyememen... Sonradan ne çok gülmüştük...

Okuldaki bazı durumlar çok canımı sıkıyor. Herkesi kendim gibi sanmakla ne kadar aldanmışım. Hiç ummadığım , kimseden beklemeyeceğim olaylarla karşılaşabiliyor insan. Kıskançlık bazı kişilere olmayacak işler yaptırabiliyor.

1974 Yılının Bitimine bikaç gün kaldı.

Yeni yıla hiç de mutlu girmiyorum. Bu kurban bayramı süresince de çok sıkıldım. Oldukça moralim bozuldu. Kendimi çok mutsuz hissettim! İnşallah yeni yılla birlikte tüm dertlerden , sıkıntılardan kurtuluruz.

Giden yılın götürdükleri biliniyor da yeni yılın ne getireceğini zaman gösterecek.

Evet hep bekliyoruz... Yakınmayı pek sevmiyorum ama artık yoruldum. Umarım yeni yılda bilinmezler bilinir olur...
Aileme, tüm sevdiklerime, insanlığa huzur ve mutluluk diliyorum...

N.....

Hiç yorum yok: