29 Aralık 2009 Salı

ELLİ YEDİNCİ MEKTUP


4 KASIM 1974
Zonguldak


Sevgilim,


Sana uzun bir zamandır mektup yazamadığım için üzgünüm. Ve ancak şimdi yazma fırsatı buldum. Mektubunu geçen pazar günü aldığımı hatırlıyorum. Şimdiye dek 8 gün geçti. Bu arada H...... Elazığ'a gitti geldi...

Sevgilim, olaylar hiç de tahmin ettiğimiz gibi gelişmedi benim açımdan!

Bugün buraya geleli hemen hemen bir ay oluyor. Bu sürede herhangi bir iş bulmuş değilim. Ev ile aram bozuk... Tabii annem ve babam ile... Ben gidip başka taraflarda şansımı denemek istiyorum, onlar ise burada kalmamı istiyorlar. Boş gezmek de benim işime gelmiyor. Onun için sürekli babamla tartışıyoruz.

Valla sonu nereye varacak bilmiyorum. Canım sıkılıp duruyor! Evden çekip gitmeyi düşünüyorum! O zaman da bütün aileyi karşıma almış olacağım. Ondan çekiniyorum. Senin anlayacağın moralim çok bozuk...

Şimdi Elazığ'dan buraya geldiğime pişman olmaya başladım. Hiç değilse orada stajı yapar dırıltıdan uzak olurdum...

Yalnız sana söyleyecek bazı noktalar var. Bu hususta bana hak vereceğini ümit ediyorum...
Bu sırada bizim evde bazı olaylar cereyan ediyor. (Az sonra yazacağım.)
Bunun için bizimkilerin ve benim Elazığ'a gelmemiz uzayabilir. Ve belki de ben imtihanlara geldiğim zaman olur... Belki de daha sonra...

Bu konuda sana kesin bir şey söyleyemiyorum. Çok üzgünüm... Halbuki bana kalsa hemen gidelim diyorum. Bir iki kez bu meseleyi konuştum, olumlu ya da olumsuz bir cevap alamadım. Senin anlayacağın bizim oraya gelmemiz benim çalışıp kazanmama bağlı. Anlıyor musun? Ben de en kısa zamanda mümkün olanı yapmaya çalışacağım. Babam da daha izine çıkmış değil. Hem bu devirde her şey maddiyata dayanıyor. Biliyorsun biz de pek varlıklı sayılmayız...

Eğer senin ailen benim hakkımda yahut nişan, şu, bu vs. hakkında sana bir şeyler söylerse yani zor durumda kalacak olursan muhakkak surette bana yazmanı rica edeceğim. Yani yazmalısın, yazman lazım anlıyor musun?

Gelelim evde gelişen olaylara... Yengem üç gün önce doğum yaptı. Daha önce de birkaç düşük yapmıştı; anlayacağın zor bir doğum oldu. S...... 'nın bir erkek kardeşi dünyaya geldi... Yani ikinci kez amca olduk. Sanki bu yazdıklarımı işitmiş gibi ağlamaya başladı! İsmini de Ö.... koydular.

Onun dünyaya gelmesinden birkaç saat sonra da bizim S............ askerden terhis olmuş; geldi...

İşte bütün bu mutlu olaylar nedeniyle benim sana yazmam da bikaç gün geriye kaldı. Yalnız sen bana yazmamazlık etme olur mu? Tayinin çıktı mı, ne oldu?

H........'ye telefon ettiğimde seni gördüğünü söyledi . Hepsi o kadar....

İşte sevgilim olaylar, gerçekler bu merkezde... Hiç de düşündüğüm gibi olmadı. Bu nedenle moralim bozuk! Bu arada esas canımı sıkan da her kafadan çatlak ses çıkması...

Benim sonucunu öğrenemediğim iki ders daha vardı, onları da H......... öğrenmiş; telefonda söyledi , geçmişim. Yani Eylül'de girdiğim bütün dersleri böylelikle vermiş oldum. Hiç değilse bu sefer planladığım hedefe ulaştım. Şimdi sıra o iki melun derste... Onları da en kısa zamanda temizlemeyi düşünüyorum. Bana kalsa hemen gidip vereyim diyorum.
Ama okul idaresi : " A...... en iyisi 1 Şubat'ta gel! " diyor. Ben de bu gidişle herhalde ocak ayında oralarda olurum.

Sevgilim sen hiç moralini bozma, beni de düşünme... Benim tek düşüncem sensin. Bugünler nasıl geçiyor gel de bana sor!

Seni ders verirken görmek en büyük dileğim, arzum... O okulu bilirim, giriş kapısının sağında veya solunda imzam vardır.

Neyse şimdi annemle çarşıya ineceğim, araba geliyor. Şimdilik bu kadar...

Seni seviyorum.

A...........

Hiç yorum yok: