26 Aralık 2009 Cumartesi

ELLİ BEŞİNCİ MEKTUP


7 EKİM 1974
Zonguldak


Sevgilim,


Bugün memlekete gelişimin ikinci günü, yani pazartesi... Sana bu satırları evden değil de pastaneden yazıyorum. Ben cuma günü akşamı saat 7.30 arabasıyla ( Harput Turizim) Elazığ'dan ayrıldım.

Seni son kez saat 5.30'da görmek ve kendi sevincime seni de ortak etmek istedim ama!.. Senin de bildiğin gibi konuşma imkanı olmadı. Ancak arabaya oturduğun zaman uzaktan seni görme olanağına kavuştum.

Yüksek öğrenim hayatımda ilk defa yabancı dilden ilk hakta geçmişim!
Sana söylemek istediğim buydu, ama ancak şimdi söyleyebiliyorum.

Şu anda biraz rahatsızım, Ankara'ya gelirken biraz üşütmüşüm. Şimdi onun cezasını çekiyorum.


Cumartesi günü Ankara'ya sabah 7.30 gibi indik. Oradan Düzce'ye bulduğum ilk arabayla geldim. Düzce'den de Kamberoğlu şirketinin bir arabasıyla Kandilli'ye geldim. Ve H......'yi gördüm. O günün akşamı H.......'nin misafiri idim. Pazar günü onunla biraz dolaştık, belki de o zaman üşüttüm. Sonra oradan ayrılıp Zonguldak'a geldim.

Geldikten sonra aileme durumumuzdan bahsettim. Önce şaka yollu, sonra ciddi olarak... Ummadığım bir durum oldu. Babam gayet olgunlukla karşıladı. Annem de öyle... Yalnız abim biraz bozuldu!

Ve hafif yollu birazcık atıştık onunla! Hepsi bu...

Şimdi yine günlük işler bana kaldı.

Sabah yeğenin okuluna gittim. Görmeliydin... Öğretmeninin yanında nasıl saygıyla duruyordu! Hiç kimse kalkmadan sabah erkenden kalkıyor, okula gitmek için hazırlanıyor. Ama hoca ödev verince evde yapmamak için, yapılması gereken ödevlerle ilgili notu, defterinden siliyor. Bu yaşta bunu beceriyor.

Sevgilim sen git arkadaşınla konuş. Ben hem anneme hem de babama, tek başıma size gittiğimi, ailenle tanıştığımı söyledim. Tabii oldukça şaşırdılar! Bakalım, ileride bir tarihte Elazığ'a gideriz , dedile...

Sanırım bu bayram ertesi olur kanısındayım. Sana ayrıca durumu bildiririm. Şimdilik durum bu...

Saat şu anda 13.30. Kafamda cuma günkü 13.30 canlanıyor... Ve bir an 1500 km. uzaklara doğru gidiyorum. Seni düşünmektem Gürün'e kadar uyuyamadım. Bir ara dalmışım gözlerimi açtığımda Kayseri'deydik...

Bizim S........'e eylülde herhalde nişan yapacağım, demiştim, İstanbul'da iken. O da merak edip duruyormuş. "Abim ne yaptı ?" diye .

Cumartesi günü eve telefon etmiş. Bugün ona mektup yazdım. O da 22 Ekim'de herhalde terhis olacak.

Akşam babamla atışacağız galiba! Israrla bugün doktora gitmemi istemişti, ben gitmedim.

Başka aklıma bir şey gelmiyor, satırlarımı sonlarken mektubunu geciktirmemeni dilerim.

Sevgilim bütün ihtimalleri düşünmek zorundayız. Umarım her şey istediğimiz gibi olur.


A.........

Hiç yorum yok: