16 Kasım 2009 Pazartesi

YİRMİ YEDİNCİ MEKTUP


27 Ekim 1973

Samsun

Sevgili A.......,

Bayram tebriğini dün aldım. Çok teşekkür ederim.Ben de tüm içtenliğimle bayramını kutlar,yaşam boyu mutlu ve başarılı olmanı isterim.

Anladığm kadarıyla sana yazdığım mektupla kartı almadan yazmışsın bu kartını. Oldukça da karamsar bir ifade kullanmışsın. Üstelik benim üzüleceğimi filan da göz önöne almadan aşk tanrısına şikayet etmeye bile karar vermişsin. Yoo kızgın değilim, sakın şikayetini geri alma. Zaten kartını almadan ben üzgündüm. Sen şikayet ettikten sonra belki biraz daha fazla acı çekerim hepsi o kadar. Hem büyük jürinin mektup konusunda beni suçlu bulmayacağından eminim. Ancak diğer suçlarım için bir şey söyleyemiyorum. Ama yine de hafifletici sebepler bulunabilir.Sen hiç merak etme.

Şaka bir yana herhalde daha önce yazdığım mektupla kartı şimdi almışsındır. Seni içinde bulunduğun yalnızlık ve bunalımdan az da olsa uzaklaştırdıysa kendimi mutlu sayacağım.Bayram tebriğini ev adresine yazdığım için kaybolma tehlikesi yok.Yalnız mektubu iş adresine yazdım.İnşallah kaybolmamıştır. Öyleyse üzülürüm. Biliyor musun mektup yazalı bu gün 10 gün oluyor. Ben de bugünlerde cevap bekliyordum. Dün postaya mektup için bakmıştım , neyse ki kartın geldi. Yoksa eli boş dönecektim.Mektubun gecikince ben de aynı endişeleri duyduğum için sana hak verdim.

Demek sana karşı çok zalimce davranıyorum. Aşkolsun A....... Hani sana karşı elimde olmadan iyi davranamıyorum ama zalimlik de yapmıyorum.Bu kadar ağır bir şekilde suçlarsan büyük jürinin önünde kendimi nasıl savunabilirim.Olaya benim açımdan da bakmayı dene...
Artık bana yazacak bir şey bulamıyormuşsun... Bu da çok güzel. Madem öyle yazma. Oysa ki benim sana yazmak isteyip de yazamadığım o kadar çok şey var ki...

Hani Ecevit de seçilmeseydi olmayacak işler yapardım ,diyorsun. Sahi ne yapardın? Çok merak ettim.

Biliyor musun yarın bayram. Ben tüm sevdiklerimden , özlediklerimden uzaktayım. Bırak da ben şikayet edeyim.Burada geçireceğim ikinci bayramım oluyor. Nedense bayramlarda çok dokunuyor yalnızlık bana...Bizim sınıftan burada kalan on kişiyiz. Sözde eğlenmeye çalışacağız.

Dün akşam okulda Cumhuriyetin 50. Yılıyla ilgili bir açık oturum vardı, ona gittik. Yarın bayramın ilk günü , buradaki akrabalara gideceğim. Onlarda kalmam için çok ısrar ettiler ama arkadaşlarımla daha az sıkılacağımı düşündüğüm için kabul etmedim. İkinci günü de zaten 29 ekim Cumhuriyet Bayramı, törene katılacağım. Böylece tatil de biter zaten.

Şu anda okulun lokalindeyim, Saat 11.30 olduğu halde posta hala gelmedi.Hem evden hem de senden bekliyorum. İkisi de benim için çok önemli... Tabii sen de benim duygularımı tam olarak bilemediğin için bu kadar sitem ediyorsun. Ne kadar sevildiğini bilseydin eminim bunların hiç birini yazmazdın. Tıpkı gönderdiğin karttaki kızın durumundayım.
Adam nasıl kızın kafasına yerleşmişse aynı durum benim için de söz konusu...Mektubunda tam dört saattir düşündüğünü yazmışsın. Benim düşünmediğim zaman yok ki...

Neyse istersen yine ben söylememiş olayım, sen de bilme bunları..Şu anda yeni bir plak koydular, şansımıza tuttum. Bakalım ne var:

" Kalbimin sahibi sensin ,orda yalnız sen varsın..." çıktı.

Satırlarımı sonlarken tekrar iki bayramını da kutlarım. Mektubunu bekliyorum.

N...........


"Ne kederdir ne çile
Seni beklemek
Yaşamaktır seninle
Seni beklemek
En tükenmez mutluluk
En yüce hazdır
Ölümden sonra bile
Seni beklemek"



NOT: Biliyor musun bana bir şey için söz vermiştin. Hala yerine getirmedin. Bu yüzden sana hala kırgınım.Ne olduğunu yazmayacağım.
Hatırlaman gerekir.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Bu harika bir yararlı bir kaynak sunmak olduğunu ve bu eksik ücretsiz veriyoruz. Ben özgür bir kalite yararlı bir kaynak sağlama değerini anlamak web sitelerini görme seviyorum. Bu program etrafında geliyor ne ekersen yaşlı.

therru dedi ki...

fotograf yollayacakti yollamadi di mi :)

aysema dedi ki...

Sevgili therru,
Haklısın, gönderecekti de elindeki fotoğrafları beğenmediği için göndermemiş. Yenisini de hemen çektirememiş...
Hesap sorayım mı bu kadar yıldan sonra? Haaa haaa!
Öpüyorum çok çok...

aysema dedi ki...

Sevgili Adsız,
Teşekkürler, sanırım çeviri olduğu için biraz karışık olmuş...