13 Kasım 2009 Cuma

YİRMİ ALTINCI MEKTUP


24 EKİM 1973
Çarşamba

Canım Sevgilim,

Mektubunu dolaylı bir şekilde aldım.Nasıl sevindiğimi tahmin edemezsin....Benim staj cumartesi günü bitti.O günden sonra işyerine gitmedim. Buradan ayrıldı diye geriye göndermişler. PTT dağıtıma çıktım , oradaki tanıdıkla biraz sohbet ettim. Zekeriya Abi PTT dağıtım şefidir. O sırada iade edilen mektupları getirdiler.

Senin mektubunu onların arasında görünce bilmem durumumu tarif etmeme lüzum var mı? Hemen mektubu aldım. Ve aceleyle oradan uzaklaştım.Zavallı adamcağız arkamdan bakıp kaldı. İşte böyle, günlerim şimdilik gezmekle geçiyor.

N......., yolculuğumu soruyorsun. Oldukça kötü geçti. Sabaha kadar uyumadım. Devamlı sizin araba bizi geçti.Ve bundan sonra Harput Turizm ile yolculuğa paydos...
Garaja indiğimde Ulusoy yazıhanesine gittim.7.30 ve 8.00 'de Samsun'a araba olduğunu söylediler. Tam bu arada, Ankara' da okuyan bir arkadaşa rastladım. 7.30 arabasına bilet almış, beni de almaya zorladı. Tamam sen git al, ben gelirim dedim. Ulusoy çok kalabalıktı. Seni göremedim. Arabanız hareket ederken arkadaşım çekerek götürdü beni. Az daha arabayı kaçırıyorduk. Bizi bekliyorlardı. Halbuki ben şöyle düşünüyordum. Harput her zaman olduğu gibi gene erken gelir, Hazar da arkadan yetişir, böylelikle seni görürüm.

Şeker Bayramında ailenin yanında olmayışına üzüldüğünü yazıyorsun. Bence üzülmene gerek yok. Ayrılığın bitmesine az bir zaman kaldı. Ben de üç senedir ilk defa bayramda burada olacağım. Fakat gene de ailemin yanında sayılmam. Bayramın ilk günü teyzemin yanına gideceğim. Oruç tutmanın zorluğundan bahsediyorsun. Sen en iyisi tutmaktan vazgeç. Buraya geldim , ben de oruç tutmaya başladım. Herhalde ikimizinki 30 günü tamamlar. Ne dersin? Bakıyorum da yüzünün şekli değişti. Bu nihayet bir fikir, sakın kızayım falan deme..

N...., ben ayın 7 ya da 8' inde Elazığ' a gitmeyi düşünüyorum. Okul ayın 5 ' inde açılıyor. Önce İstanbul' a gideceğim, iki- üç gün kaldıktan sonra giderim. Sınavlardan sonra ilk defa bu kadar uzun tatil yapıyorum.

Moralinin bozuk olduğunu yazmışsın. Gerekçesini de belirtmişsin. Bir insanın ölümünün yakın olmasının bilinmesi kadar korkunç bir şey olamaz bence. Bir şeyler yapmak istersin, fakat hiçbir şey yapamazsın... Bu durum insanı yıpratır. Moralini bozar. Velhasıl insanı isyana teşvik eder. Bu gibi şeylerin filmlerde olduğunu zannederdim. Ama gerçek hayatta da oluyormuş.

N...... , sevmekten korktuğunu yazıyorsun. Sevmekten korkulur mu? Bu tabiatın bir kanunudur. Bir insan sevdimi her şeyden önce değişik bir kişilik kazanır. Uysal olur. Ve her kötü meselenin iyi bir tarafını bulur. Birazcık da dalgın olur. Bak Neşe ne diyor bu hususta:

" Sevilmeden sevilmez, ulu ağaç eğilmez
Aşk Allah yapısıdır, aşka karşı gelinmez "

Bir diğeri başka şeyler söylüyor, bu konuda. Diyeceksin ki bunlar birer şarkı. Ama topluma hitap ediyor. "Sevenler mesut olmazmış." diyorsun.Bunu Orhan Gencebay söylemiş. Sonra kendi tezini kendisi çürütmüş.

Şenay:

" Sev kardeşim, sev.." diyor.

Bir başkası:

"Sevmekten kim usanır, sevene doyum olmaz. " diyor.

Ajda : " Sen bir yana dünya bir yana. " derken sevmenin kutsal olduğundan bahsetmek istiyor.

Zerrin: "Ölmek var, dönmek yok. ";

Emel Ablamız :" Dört mevsimde sen... Çekilmez ki başka türlü bu hayat sevmesen....";

Esengül :

" Taht kurmuşsun kalbime. en güzel yerindesin..." diyerek hep bu konuya değiniyorlar.

Hele şairler eserlerinde hep bunu konu etmiyorlar mı? Demek ki korkulacak bir şey yok. Ama gene de doğruyu söylemişler galiba , sevenler mesut olmaz , demekle... İki sevgili aynı hedefe gitsin ayrı arabalarla! İşte bedbahtlığın en büyüğü! Bu durumda gel de mutluluktan söz et! Neyse katlanacağız. Mecbur...

Bırakalım da son sayfaya gelelim. Yeğenimle aram oldukça iyi. Ara sıra kavga ediyoruz ama hemen barışıyoruz.Onu kandırmak kolay. Bir çikolataya fit...

Valla Ecevit büyük bir aşama yaptı. Biz de az çalışmadık, dağa taşa "Umudumuz Ecevit "diye yazdık. Bundan sonra çalışıp çalışmadığını icraat gösterecek. Seçimlerde o da çok çalıştı, bunu da inkar edecek değiliz.

Mektuplarını yine ev adresine yaz.Adresi bilirsin zannederim. Ben yine de yazacağım.

Hava nasıl orada, burada iyi sayılmaz.Dün saat 13.00'te başlayan sağnak sabaha kadar devam etti.Ancak şimdi durdu. Satırlarıma istemeyerek son verirken en iyi günlerin senim olmasını dilerim. Cevabını en kısa sürede beklerim.

A...........



Not: Mektubunun en son satırını hatırladım.

2 yorum:

therru dedi ki...

tabii yaa sevmekten korkulur mu!

aysema dedi ki...

Canım benim... Korkulur mu, korkulmaz korkulmaz. Sevgiyi bilmeyenlerden korkulur asıl...