22 Kasım 2009 Pazar

KIRK İKİNCİ MEKTUP


" Sen söylediğin zamanda şarkılar güzeldir
Hayatımı tarumar eden rüzgar güzeldir,
Beyaz zambaklar gibi al gelincikler gibi
Sen varsan içerimde ; gelen bahar güzeldir.
(Şahinkaya Dil)


3 NİSAN 1974
Atakum-SAMSUN

Sevgili A..........,


Zaman geçer derler ; fakat heyhat!.. Zaman duruyor olduğu yerde! Bugün geçen haftaki gibi yine çarşamba, değişen bir şey yok! Zaman duruyor , geçen galiba biziz....

Saat 14.00' e geliyor...

Tam bir hafta önce bugün , bu saatlerde Merkez Ortaokulu'ndan çıkmış , seninle buluşacağımız pastaneye doğru ağır ağır ilerliyordum... Çok heyecanlıydım. Samsun'daydın sen de! İnanılmazdı benim için! Sonra... Sonrasını biliyorsun...

Kimi üzgün, kimi gün neşeyle dolduğumuz öğrenciliğimizin son aylarına geldik. Daha önceki yıllarda "Ah bir bitse ! " derdim hep.
Şimdi diyemiyorum, bitmesini istemiyorum artık. Biterse ne olacağız?

Artık her düşüncemin ardında bir düğüm, bir bilinmezlik var...

" Önümüzdeki bu günler bitmeyecekmiş gibi geliyor bana..." diyorsun.
Bırak bitmesin A............, böylesi daha iyi!

" Bu ayrılık bana oldukça zor geldi ." diye yazmışsın. Bir şarkımızın sözlerini hatırladım. Sen de bilirsin.

" Ne o bensiz edebilir,
Ne temelli gidebilir,
Ben de bunu böyle bilir,
Ayrılsak da beraberiz... "

Ben de aynı şeyi söylüyorum... Yeter ki gönüller bir olsun. Aradaki kilometrelerin ne önemi var?

Bugün kendimi iyi hissetmediğim için gitmedim okula. Bir fasıl postacının yolunu bekledim. Uzunca bir bekleyişten sonra geldi, geldi ama mektup yoktu.... Oysaki içimdeki ses mektubunun geleceğini fısıldamıştı bana , ama yoktu işte....Yine de ümidimi yitirmedim. Okulun çıkış saatini bekledim , sabırla! Sonunda Emine senin kartını getirdi.
Yanlışlıkla okulunkilere karışmış.

İyi oluşuna sevindin. Evdekiler nasıl? Yeğenin , iki amcasını birden karşısında görünce ne yaptı? Sevinmiştir çocuk! Ben de ailemle olmayı özledim bir an...

Öğretmenlikten öğrenciliğe dönüş güç oldu. Dersler oldukça sıkıcı geçiyor. Dün Ölçme Değerlendirme dersinde öğretmenlik yaparken karşılaşabileceğimiz sorunlar üzerinde durdu hocamız. Neler neler anlatmadı ki... Her şey toz pembe değil tabii ki... Bu arada kanun ve yönetmelikleri de defterimize yazdırdı. Bilmek de yarar var değil mi?

Biliyor musun bugün hava çok bozuk Samsun'da. Yağmur yağdı yağacak. Oysa geçen hafta ne güzeldi. Şanslıymışız değil mi?

Galatasaray- Beşiktaş maçını ben de radyodan dinledim. 1-0 yenilince üzüldüm.Ama hemen aklıma "Kişi yenile yenile yenmesini öğrenir."sözü
geldi. Galatasaray da bir gün yine eskisi gibi Şampiyon olur...

Cumartesi günü okulda çay vardı. Canım istemedi, gitmedim. Ertesi gün
tiyatroya gittim. " Bir Delinin Hatıra Defteri " oynuyordu. Çok beğendim.

Bugünlerde Ayfer Feray tiyatrosu gelecekmiş. Ona da gitmeyi düşünüyorum.

Tezime çalışmayı sürdürüyorum. Haftaya Devrim Tarihi sınavımız var, hazır çalışmıştın, benim yerime bu sınava sen girsen nasıl olur? Dersler , sınavlar....iyice sıkıştık. Haziranda mezun olmak hayal galiba...Hem eylüle kalmaya niyetlendim ,dedim ya...

Bu sayfa da bitti.Satırlarımı sonlarken tüm mutluluk ve başarıların senin olmasını dilerim. Emine ve Nurhan'ın selamları var.

N...........

Hiç yorum yok: