20 Kasım 2009 Cuma

KIRK BİRİNCİ MEKTUP


20 MART 1974
Samsun

Sevgili A.......,


Evet... bir kez daha sana yazmak için aldım kalemi kağıdı elime...Aldım , ama kişinin kalemi bir yerde duygularını ifade etmekte aciz kalıyor, güçsüz oluyor..Senin ifadenle söyleyeyim edebiyatçı bile olsa!

Mektubunu bugün aldım. Hemen cevabını yazıyorum. Önce teşekkür etmeliyim. Bugüne değin aldığım mektupların en güzeliydi. Zarfı açar açmaz seni gördüm., mektubun iki köşesinden bana bakıyordun! Nasıl sevindim, nasıl mutlu oldum anlatamam. O fotoğrafları mektuba yapıştırmak nereden aklına geldi, iyi ki de geldi!.. Çok güzel olmuş. Bir de bunun için uğraşmışsın. Çok memnun oldum.

Sınavlarının cumartesi günü biteceğine sevindim, umalım sonuçlar da istediğin gibi olsun..

Gelelim senin öğrencim olmak istemene! Bunu ben de çok isterim , ama ne yazık ki olanaksız. Sahi nasıl bir öğrenci olurdun ki ? Herhalde dersi çok dikkatli dinlerdin. Ben de sanırım daha başarılı olurdum. Yoksa aksi mi olurdu, ne dersin ?

Bizim uygulamalar 30 Martta son bulacak. Sandığımdan çok başarılı oldu. İkincisi cumartesi günü; sen son sınavındayken ben de ikinci dersimi vereceğim. Son dersim de 25 Mart ile başlayan hafta içinde bir gün. Henüz kesin bir tarihi yok. 25 ile 30 arası bir tarihte...

Uygulamalar sabahtan öğlene dek sürüyor. 5 saat ders var ama bazen boş dersler de oluyor. Örneğin bugün ve yarın 9.30 'da başlayıp 12.00 'de bitecek. Herkes üç ders vermek zorunda. Diğer günlerde de arkadaşların verdiği dersi dinliyoruz. Üç hafta öğretmenlikten sonra nisan ayında öğrenciliğe döneceğiz. Bu da zor gelecek sanırım. Uygulamalar süresince rahatız. Bu arada ben de tezime çalışıyorum.Tüm zamanımı dolduruyor.Bir de sabah verilen derslerin kritiğini yapıyoruz okulumuzda, hocalarımızla.Saat 13'ten 15'e kadar...Bu da zamanımızı alıyor.

Bugün gittiğim okulda olanı bilsen!.. Mithat Paşa Kız Lisesi'ndeydik. Ders dinlemek için yukarı çıkıyordum. Birden olduğum yerde kalakaldım.Ortaokuldaki Tabiat Bilgisi öğretmenim... O da ben de hem şaşırdık, hem çok sevindik. Ortaokuldaki öğrencisi karşısına öğretmen adayı olarak çıkıyor! Çok memnun oldu .Yalnız edebiyatçı olmamdan galiba hoşlanmadı...

Bu uygulama konusu da çok uzadı... Devamlı zihnimizin bununla meşgul olmasından sanırım.

Ah o Esengül' ün plağı yok mu, bana da aynı şeyi yaptı. Geçenlerde alışveriş için bir mağazaya girdim, alacaklarımı aldım, tam çıkacağım zaman çalmaz mı ?Durup dinlesem olmayacak, herkes bana bakacak, mecburen hiç de gerekli olmayan bir şey aldım.Bu sayede şarkıyı da dinlemiş oldum.

Orhan Veli :

MAHSUN DURMAK

Sevdiğim insanlara
Kızabilirim
Eğer sevmek bana
Mahsun durmayı
Öğretmeseydi

diyor.

Evet benim de kızıp sana mektup yazmamam gerekiyor. Neymiş mektubu aldığı anda soluğu meyhanede alıyormuş!!! Aferin, çok iyi yapıyorsun!.. Şiir yazmak da iyi değil!.. Karar verdim, önce yazmayacaktım ama bu kez de mektup gelmedi diye içmeye gidersin... Şunu anlayamıyorum: "Dertlerimi azaltacağına artırıyor. " diyorsun, yine de içiyorsun. Faydası olmuyor, üstelik zararlı...

Mektubunun bir yerinde "Ben bu hallere düşecek bir insan mıyım ? " diyorsun. Sana, senin diğerlerinden ne ayrıcalığın var, demeyeceğim. Çünkü kendimden bildiğim için sana hak veriyorum. Ben de hep mantığımın sesini dinlerken, şimdi "Kapıldım gidiyorum, bahtımın rüzgarına.." diyorum. Duygular öne geçti.. Eeeeee ne demişler
"Gülme komşuna, gelir başına!.."

Elazığ'da havalar nasıl? Burada iyice güzelleşti.

Satırlarıma Orhan Veli'den bir şiirle son vermek istiyorum. Sanırım diğer şiirin bıraktığı etkiyi bırakmaz. Bu bakımdan yazmakta bir sakınca bulamıyorum.

"Bakakalırım giden geminin ardından ;
Atamam kendimi denize, dünya güzel ;
Serde erkeklik var , ağlayamam."

Mutlu ol , mutlu kal......

N.........

Hiç yorum yok: