1 Kasım 2009 Pazar

YİRMİNCİ MEKTUP


14 AĞUSTOS 1973

Zonguldak

Canım Sevgilim,

Dün saat 1 7.00 'de staj yaptığım atelyeden çıktım. Stajer arkadaşlarla geziyordum. Bugünlerde canım çok sıkıldığından eve gitmeye karar verdim.

Gitmek istememin nedeni belki mektup gelmiştir gibi bazı şeylerin devamlı kafamı meşgul etmesindendi. Eve gidince hemen pikabın yanına baktım .Çünkü bana gelen mektuplar devamlı oraya konur.

Fakat mektup yoktu.! Bu moral bozukluğu içindeyken babam ikinci olumsuz haberi verdi. Abimin çocuğu( sana bahsetmiştim) az kalsın araba altında eziliyormuş! Büsbütün moralim bozuldu. Dışarıya çıktım, fakat tekrar eve girdim. Bu moral bozukluğu içinde saat 19.00 oldu..

Annem çarşıdan eve geldi. Veeeee senin mektubunu bana verdi....

O an sanki dünyalar benim oldu. Hemen alelacele mektubu açtım.

Ve senin cansız hayalinle karşı karşıya kaldım!. Sanki bana işte ben geldim, der gibi idi...

İşte böyle sevgilim, burada durum. Staj başlayalı bugün tam 7 gün oldu.

Günler neşeli olarak geçmeye devam ediyor. Bu akşam da bir düğüne davetliydim.. Senin bu akşam burada olmanı ne kadar arzu ederdim, biliyor musun?

Geçenlerde, cumartesi akşamı tesadüfen bir düğün salonuna girdik...Davetliler orkestrayı susturmuşlar, bir vatandaş davulu almış, biri de zurnayı, Halk oyunlarından bazılarını oynuyorlardı...

Bu arada bir de "Delilo"yu oynamaya başlalamasınlar mı! Biz dört arkadaş hemen o anda birbirimize bakarak Elazığ' andık. Tabi onlar oyunu tekrar seyretmeye başladılar. Benim kafam ise karmakarışık oldu, 1500 km uzakları, seni , Bahçeli evi hayalimde canlandırmaya çalıştım! Gözlerimin önündeydin sanki...Tabii gerçek aleme dönünce hafiften moralim bozulur gibi oldu.İnsan bir kere sevdi mi her şeyi bir başka görüyor...Hayallere dalıyor!..

Daha evvel çalışırken sadece kendi işimle ilgilenirdim. Şimdi staj yaparken tüm işlerle ilgilenmek icap ediyor. İşte aşık bir insan da gözüne tatlı su kaçmış balığa benziyor, sersemliyor (balıkçı tabiri).

İşte benim halim de buna benziyor. Bazen neşeli bir şekilde ,buradaki zamanımı bitirip tekrar Elazığ'a döneceğim günü bazen sükunetle, kimi zaman da sabırsızlıkla bekliyorum.Tabii orada kalacağım süreyi mümkün olduğu kadar uzatmak kaydı ile....

Seninle bir anlaşma yapalım. Ben nasılsa eylüle kalıyorum. Sen de seneye doğrudan mezun ol. Eylüle ders bırakma. Bu şekilde yazın beraber çalışır, eylülde derslerimi temizlerim tamam mı?

Şimdi ben 14 Eylül'de Elazığ'a geleceğim. İnşallah sen de eylülün başında Samsun'a gidersin. Ben 14 Ekim sonrası buraya dönmeyi tasarlıyorum.Sakın bu zaman zarfında orada kalayım deme...Karışmam!..

Sana bu mektubu atelyenin yazıhanesinde yazıyorum. Ne karışanım var, ne de görenim. Yalnız kulağıma torna ve freze gürültüleri geliyor. Ama bu gürültüler beni rahatsız etmiyor, çünkü bu tür gürültülere alışığım.

Sevgilim resmini alınca sanki dünyalar benim oldu. Ben de sana bir resim göndereceğim ama bu mektupla değil. Onun için beni mazur gör.

Mektubu atelyede yazıyorum, üzerimde resim yok. Eve gitsem o zaman da mektubu postaya atmam bir gün gecikecek. Dolayısıyla senin mektubunun benim elime geçmesi gecikecek! Onun için resim meselesini sonraya bıraktım...

Daha evvelki sayfada yazdığım gibi insan sevdiği zaman dünyayı toz pembe görüyor. Ona her şey bir mana ifade etmeye başlıyor. İşte o zaman ayrılık çekilmez oluyor, ama elden gelen bir şey yok ,katlanmaya mecburuz!.. Katlanacağız...

Mektubunun bir kenarında eylülde de görüşemeyiz seninle diyorsun. Ben bunu kabul etmiyorum!.. Çünkü orada en az 30 gün kalacağım. Bu zaman zarfında senin sınavların bitmiş, Elazığ'a dönmüş olursun...

ÖSS iptal oldu. Bu durum sizin aileyi de tedirgin etmiştir sanırım. Erkek kardeşin yeniden çalışmaya başlamıştır zannederim.

Küçük kardeşine söyle büyüklerine yardımcı olsun. Onun gelip pikaba o parçaları koyması icap eder. Herhalde seni kızdırmak onun hoşuna gidiyordur.Neyse daha yazacağım , ama kağıt bitti. Satırlarıma burada son verirken en iyi günlerin senin olmasını dilerim.

A..............

Not: Tükenmez kalemle yazdığım için kusura bakma.Burada dolma kalem bulamadım.

Hiç yorum yok: