12 Ekim 2009 Pazartesi

ÖNSÖZ



Yitip gitmekte olan zamanın ardından bir an durup geçmiş anılara, ılık ılık yaşantıların yer ettiği yerlere bakıvermek az şey değildir sanırım.

Ben de öyle yapacağım.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu Ankara romanında:

"..... Ama zaman, bu tereddütlerin, bu şüphelerin üstünde durmaksızın akıp gidiyordu. Yıllar bir selin dalgaları gibi birbirini kovalayarak, birbiri ardı sıra inip çıkarak ve kıyılarda ne bulursa alıp baş döndürücü bir hızla, bilinmeyen bir yere doğru atılıyordu.

Bilinmeyen bir yere...
Baş döndürücü bir hızla... "

Bilinmeyen bir yere, baş döndürücü bir hızla giderken geçmişe göz atmak istedim.

Benimle geçmişe yolculuğa var mısınız?


"Bilinmeyen bir yere... Baş döndürücü bir hızla..."

İlk mektubu bekleyin.

10 yorum:

Haykırış dedi ki...

Mutluluk paylaşıldıkça artar. Mutluluğunuz daim olsun.
Hayırlı olsun, güle güle kullanın kardeşim.

Dolunay dedi ki...

HAYIRLI OLSUN.

sufi dedi ki...

"Geçmişe yolculuğa"Ben VARIM diyorum.Yeni blogun hayırlı olsun, sevgilerimle.

aysema dedi ki...

Sevgili Haykırış,
Burada da beni yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ederim.
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Dolunay,
Çok teşekkür ederim.
Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,
Çok teşekkür ederim.
Sevgiler...

Angel dedi ki...

Hayırlı olsunn.
Lütfen mektuplarınızın zarfını kapatırken bir iki damla parfümde sıkarmısnız?
Öyleymiş ya eskiden ;)

Parpali dedi ki...

Mektup deyince benim için akan sular duruyor. Çocukluğumda, köy evinin çekmecelerini karıştırıp, eski mektupları defalarca okumuşluğum vardı. Şimdi yine öyle hissettim kendimi. Hayırlı olsun öğretmenim.

aysema dedi ki...

Sevgili Angel,

Çok teşekkür ederim. Parfüm değil de sabun kokusu var bu mektuplarda. Öyle saf, öyle çocukça ki...

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,
Dilerim aradığını bulursun. Bir yaşam öyküsü var bu satırlarda. Biraz çocukça...