31 Ekim 2009 Cumartesi

ON DOKUZUNCU MEKTUP


7 Ağustos 1973

Elazığ

A.............,

Mektubunu bugün aldım. Ne kadar çok sevindiğimi anlatamam.

Biliyor musun Samsun'da iken yağmurdan hep şikayet ederdim, ama şimdi bunu bile istiyorum. Çünkü burada havalar çok sıcak,insan bayağı bunalıyor. Pazar günü Gölcük ' e ( Hazar Gölü) gitmiştik. Orada biraz serinleme olanağı bulduk. Biraz da yandık. Tabii hepsi o günlüktü. Yine sıcakla mücadeleye devam...Sakın şikayet etme yağmurdan, inan bu sıcaklar ondan da fena...

Mektubundan bol bol gezip eğlendiğini anladım. Eee bunu da hak ettin.

Sınavlar hepimizi çok yordu. Bir de ODTÜ' de yorulmuşsunuz. Bugün baktım takvime de tatilin bitmesine az kalmış. O kadar uzun geliyordu ki bu iki ay, ama o da işte bitiyor. Belki 15-20 gün sonra giderim Samsun'a.

Samsun'un Vezirköprü ilçesinde bir arkadaşım var ,sınav günlerimi o bildirecek. Bugün ondan da mektup aldım, Samsun'a inince bakacağını söylüyor tarihlere. Yani anlıyacağın sınav günlerimi henüz ben de bilemiyorum. Bakarsın eylülde de görüşemeyiz seninle!

Zaten ayrılıkla başladık işe, ayrılıkla devam ediyor; biliyor musun ayrılıkla biteceğinden korkuyorum hep!.

Neyse umarım sınav tarihlerimiz çakışmaz. Zaten burada doğru dürüst görüşme olanağı da bulamıyoruz. Küçük bir şehir, herkes birbirini tanıyor neredeyse. Diğer taraftan büyüklerimiz de bu tip arkadaşlıkları tasvip etmiyorlar. Aslında onlara da hak vermiyor değilim. Korumak istiyorlar. Ama başka türlü hareket etmemize de imkan yok. Bilmem n'olacak halimiz...

Plak dedin de aklıma geldi. Bu yüzden en küçük kardeşimle her zaman kavga ediyoruz. "Bıktık senin 'Rüyalar gerçek olsun' unu dinlemekten, ne zaman pikabın yanına gelsem ya onu ya da 'Elveda Meyhaneci' yi dinliyorsun!" diyor. Geçenlerde Ömür Göksel'in "Senden Bana Yar Olanda" plağını aldım. Bilmem dinledin mi? Çok güzel.

Ben de güya ders çalışmaya başladım ,ama pek bir şey çalışamadım.Zaman da azaldı. Çalışsak iyi olur. Sen sınavlarını ne yaptın? İnşallah fazla dersin yoktur eylül için..

A......., eskiden aşka ben de inanmıyordum. Hep romantik insanlar kuruntusundan başka bir şey değildir, diye fikir yürütüyordum. Taa ki 6 Şubat 1973 tarihine kadar! Sevgi için de , insan ancak uzun süre tanıyıp beğendiği bir kimseyi sever diyordum. Ama bu düşüncemde yanılmışım. Meğer insan hiç tanımadığı birini de sevebiliyormuş. Seni sevmeseydim seninle konuşacağımı, sana yazacağımı mı zannediyordun?

İnsanın böyle bir duyguyu ilk kez hissetmesi o kadar güzel ki....

Eve gönderdiğim resimlerin arasında geçen yıl çektirdiğim bir resmimi buldum, sana gönderiyorum.Benim yerime seni görmeye geliyor. Sen de gönderirsen memnun olurum.

Sana çok beğendiğim bir sözü yazmak istiyorum:


"Ağız, aldatıcı sözcüklere araç olabilir. Fakat gözler, içten görenleri hiç aldatmaz.Çünkü onlar dil gibi konuşkan değildir. Beyin, dili istediği sözcükleri söylemeye zorlayabilir.Oysa gözlerin anlatış yolları ruhun etkilerini sadece, açık olarak, sessizce göstermektir. Ona pek hile karışmaz."

Mektubumu Orhan Veli'nin beğendiğim bir şiiriyle bitirmek istiyorum.


ANLATAMIYORUM

Ağlasam sesimi duyar mısınız,

Mısralarımda;

Dokunabilir misiniz

Göz yaşlarıma ellerinizle.

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu

Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var biliyorum

Her şeyi söylemek mümkün,

Epeyce yaklaşmışım duyuyorum,

ANLATAMIYORUM.


Mektubunu geciktirme olur mu? Gerçi ben erken yazdım ama şehre inemediğim için iki gün sonra postaya atabileceğim. Sevgiler...

N............

Hiç yorum yok: