13 Ekim 2009 Salı

İKİNCİ MEKTUP


12 Mart 1973

Samsun
A......... ,

Gönderdiğiniz mektubu bugün aldım. Teşekkür ederim. Biraz gecikince yazmayacağınızı düşünmeye başlamıştım.

Nasıl olduğumu soruyorsunuz, çok iyiyim. Sizin de iyi olmanızı dilerim. İmtihanlarınız bitmiş yazdığınıza göre, umarım hepsini başarıyla vermişsinizdir. Derslerin hemen başlaması kötü olmuş.Dinlenmeye zaman kalmamış.

Ben de tahmin ettiğiniz gibi günlerimi ders çalışmakla geçiriyorum. Geldikten sonra inanın hiç boş duramadık. Hocalarımız tatilin acısını çıkartırcasına bütün derslerden sınav yapmaya kalktılar. Bugünkü sınavdan çıktığımda mektubunuzu aldım...

Ne tuhaf değil mi? Siz şu anda benim olmayı arzu ettiğim memleketimi seyrederek yazmışsınız mektubunuzu. Ben de çok sevdiğiniz Karadenizi görüyorum etüt salonunun penceresinden...

Salonda benden başka beş altı arkadaş daha var. Hepsi başları önünde ders çalışıyor. Dışarda usul usul yağmur çiseliyor. Dün hava çok güzeldi. Bahar gibiydi. Zaten ağaçlar çiçek açmaya başladı bile...

Şu anda denizi artık göremiyorum, hava iyice karardı. Buradan ayrılınca sanırım en çok denizi özleyeceğim.

Yolculuğum fena değildi. Ancak Ankara'da annemlerden ayrılmak çok zor geldi. Çaresiz katlanacağız bu ayrılıklara!

Bizim hayatımız da sizinki gibi monoton geçiyor. Okulla yurt arasında gidip geliyoruz. Şehir merkezine iki kez indim. O da kütüphaneden kitap almak içindi. Hepsi bu...

Haa bir de son sınıflar, okulda "Veda Gecesi" düzenlemişlerdi. Orada biraz eğlendik. Haftaya uygulamalarımız başlayacak. Bu beni çok heyecanlandırıyor. Pazartesi günü okullarda ders dinlemeye gideceğiz.

Şimdilik bu kadar. Satırlarıma son verirken başarılar dilerim sana.

N........



NOT:

14 Mart

A.........,

Bu mektubu yazdığım gece dumandan zehirlendik. Yurdun sobası gece tütmüş. Bizim odanın kapısı da açık olduğu için odadaki altı kişi fenalaştık. Yataktan kalkan yere yığılmış. Diğer odadakiler fark etmiş neyse ki!.. Hastaneye götürmüşler. Oksijen verilmiş, iğne, ilaç...

Dünü okulun revirinde geçirdik. Yurda bugün geldik. Yalnız durumu eve yazmayacağım. Meraklanmalarını istemiyorum.

Mektubu yarın sabah postaya atarım artık. Zehirlenme işi çıkınca gönderemedim. Şimdi yarınki ders için roman okumam gerekiyor, ama okuduğumdan hiçbir şey anlamıyorum. Bir de iki gün okula gidemedim! Neyse şu anda iyiyim. Mektubunu bekliyorum.

İyi günler...

2 yorum:

Esmir dedi ki...

Yeni bloğunuz hayırlı olsun...

Her mektup hayata dair izlerle dolu!.Birbirinden güzel yazıları keyifle okuyor olacağım...Şimdiden yüreğinize sağlık...

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Esmir,

Mektuplar sizin de işaret ettiğiniz gibi o dönemi, o dönemin insanlarını ve o dönemde topluma dair bilgileri de yansıtacak sanırım.

Beğenmene çok sevindim. Teşekkürler...